Reklam
Reklam
Mustafa Minga

Doğruya doğru, yanlışa yanlış demek

-Benim partim yaptıysa doğrudur.

- konu ney?

-Ne olursa olsun benim partim doğru yapar.

-Yapma arkadaş, AB istedi diye zinayı suç olmaktan çıkardık, biz değil bizatihi genel başkan kendisi yanlış yapıldığını söylüyor.

-Yok o öyle demek istemedi, ya da iyi niyetle yaptı… v.s.

Değerli dostlar, aslında yazmak istediğim konu sadece bu zina yasası konusu değil, bu konu çok önemli ve güncel olduğu için girişi bu konu ile yaptım. Genel olarak eleştiri kültürünü bir türlü öğrenememiş olmamız.

Bu kafa yapısı bizi millet olarak bir adım ileriye götürmez.

Oysa zerre kadar düşünse ne inancına ne de kültürüne uyum sağlayan bu iğrenç ve korkunç yasayı onaylamaz ve destek olmaz ve sonuna kadar eleştirir. Benim partim yaptıysa doğrudur mantığı, insanların fikirlerini ipotek ettiği gibi at gözlüğü takmasına da sebep oluyor.

Yollar yapıldı, başörtülü hanımlar mecliste bile var, sağlıkta iyiyiz, Afrin’e girildi teröre darbe vuruluyor. Eyvallah harika, desteklemeyen art niyetlidir. Lakin tarımda çok kötüyüz,  ekonomide iyi değiliz, eğitimde iyi değiliz, hala aile kültürümüzü baltalayan dizileri evlatlarımız izliyor, fabrikalar bir bir satılıyor. Bunları eleştirmenin neresi kötü?

Gerçek dost doğruyu yüzüne söyleyen kişidir, seni yapıcı bir şekilde eleştiren kişidir,  ama maalesef yapılan kötü bir icraatı söylediğin zaman sen öteki, sen tu kaka, sen vatan hainisin.

Ama her ne yapılıyor ise, doğrumu yanlış mı kendi aklınla tartmadan alkışı basarsan tamam sen bizdensin vatanseversin.

Bu kutuplaşmayı getiriyor, halk arasında da üst kademede de insanlar birbirine selam vermez haldeler. Oysa şuanda toplumun en gerekli ihtiyacı, kim olursa olsun masaya oturmak diyalok kurmak, istişare yapmak, enine boyuna tartışmaktır.

Son yıllardaki liderlerin mecliste veyahut bir toplantıda konuşmalarına baktığımız zaman, mikrofonu eline alan diğerine veryansın, hakaret, yuhalama ve küfre varan aşağılayıcı sözler söylüyor. Bu tutum pek tabiki o partiden olan vatandaşa anında yansıyor ve kavga halka kadar iniyor.

Umarız ve dileriz ki bu sürtüşme hem meclisimizde ve hem de halk arasında tez zamanda son bulur.

Kavganın bitmesi, nezaketin, saygı ve edebin hakim olması kati suretle gereklidir.

Doğruya doğru, yanlışa yanlış demek, yapıcı eleştiriler yapmak şarttır. Eleştirilen şahıs parti lideri olsun, milletvekili olsun, dernek başkanı veyahut mahalle muhtarı olsun, eleştiriye tahammül etmeli ve dahası teşekkür etmelidir. Vesselam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...