Reklam
Reklam
Sadullah Kabahasanoğlu

Şehit olmak yeter bize

Bana ırkımı sormayın kah beyazım kah siyahım

Bazen Türküm bazen Kürdüm benim dinim yeter bana

Bazen Türküm bazen Kürdüm İslam dini yeter bana

Sabret Kur’ an rafta kalsın

Camide imamlar sussun

İsterse erkek kalmasın

Bacılarım yeter bana

İsterse erkek kalmasın

Ayşe’lerim yeter bana

Müslümanın çeşitleri dervişleri entelleri

Cenneti size bıraktım

Şehit olmak yeter bana

Müslümanın çeşitleri, dervişleri, entelleri

Cenneti size bıraktım benim kavgam yeter bana.

Yukarıdaki dizeler çocukluk yıllarımda bütün ruhumu kuşatan bir ezginin sözleridir.

Yaklaşık 30 yıl geçti ve ben hala aynı ezgiyi ruhumun derinliklerine kadar hissederek her fırsatta bir kere daha dinliyorum.

O gün bu muhteşem sözleri bizde anlamlandıran Bosna ve Filistin’deki haçlı siyonist batının zulmü altında ezilen kardeşlerimiz ile ülkemizin doğu ve güneydoğusundaki terör eylemlerinde şehit olan vatan evlatlarımızdı.

Oysa bugün aynı muştuyu ruhumuzun bütün derinliklerine kadar ırkına, diline, rengine, dinine ve yerine bakmadan tüm dünyada ezilen mazlum ve masum insanlar için hissediyoruz.

Şanlı Ordumuz başta Irak ve Suriye’nin kuzeyinde ve dünyanın pek çok noktasında yeniden omuzlarındaki ulvi mesuliyeti üstlenmiş durumda ve on yıllarca sonra tarih kitaplarına sığmayacak destanlar yazmak için sabırsızlanıyor.

Mehmetçikleriniz özellikle devam eden “Zeytin Dalı” operasyonumuzda hiçbir masumun burnu bile kanamadan canlarını tehlikeye atarak kahramanlıklarına kahramanlık katıyor.

Türkiye’nin Lideri “Hedef Kızıl Elma” dedikçe milletimiz bütün Bizans oyunlarına rağmen kenetleniyor, birleşiyor ve bütünleşiyor.

Mehmetlerimiz cephede şehadet solurken Ayşelerimiz dualarıyla, hazırladıkları yiyecek ve giyecekleriyle onların dağ gibi arkalarında duruyor.

Mehmetçik “düğüne gidiyoruz” diyerek şehadete koşarken annelerimiz “bir oğlum şehit oldu, bin tane olsa binini de veririm” diyor.

15 Temmuz akşamında şehid olan kardeşimiz daha 15 günlük evliyken şehadet şerbetini içmişti. Hanımı “Kapının önünde gözlerime baktı. Ne duruyorsun! Sen gitmezsen onlar gelecek dedim, gitti ve şehit oldu” diyor.

Çanakkale savaşında oğlunu cepheye saçına kına yakıp gönderen annemiz oğlunun mektubunda sebebini sorması üzerine “Kumandanın saçındaki kınayı sormuş. Bunda bilmeyecek ne varmış ki yavrum? Bizim burada Allah için kurban seçilen koçların başını kına ile süslerler. Ben de dört kardeşin içerisinde en çok seni sevdiğim için seni vatan, millet ve Allah yolunda kurban olarak seçtim. O yüzden başını kınaladım.” cevabını veriyor.

Şehitlik bizim inancımıza göre Peygamberlikten sonraki en yüksek mertebenin adıdır. Milletimizin imanı çok yüksek olduğu için yukarıda okuduğunuz büyük anlama sahip efsane cümleler kuruluyor.

Nitekim o makamın büyüklüğü o kadar büyük ki; Sevgili Peygamberimiz Aleyhisselam "Cennete giren hiç kimse dünyaya geri dönmek istemez, yeryüzünde olan her şey orada vardır. Ancak şehid böyle değil. O, mazhar olduğu ikramlar sebebiyle yeryüzüne dönüp on kere şehid olmayı temenni eder." buyurdu.

Yine Kuran-ı Kerim’de Sevgili Allah’ımız Azze ve Celle “Ve Allah yolunda öldürülenlere “ölülerdir” demeyiniz. Bilakis, onlar diridirler ve fakat siz bilemezsiniz.” buyuruyor.

Her zaman olduğu gibi yine şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize sabırlar diliyorum.

Selam ve saygılarımla… 

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...