Reklam
Reklam
Adnan Çeliker

Beykoz siyasetinde sistem değişti

Siyaset ve siyasetçilerin yöntemleri de sistemleri de değişiyor. Önceden ilçeden yerel yönetime yerel yönetimden meclise bir yol giderdi. Şimdi ise tersine döndü.  İl meclis üyeleri, belediye başkan yardımcıları ilçeyi yönetmek için mücadele veriyorlar. Bugün baktığımız zaman ilçe ve büyükşehir meclis üyesi CHP Beykoz İlçe Başkanı olurken, belediye başkanlığı ve belediye başkan yardımcılığı yapmış, büyükşehir meclis üyesi de AK Parti Beykoz İlçe Başkanı oluyor.

Resme baktığımızda çarklar tersine dönmeye başladı. Bunun Türkiye’deki siyasi yapılaşmanın değişiminden ve yönetim biçiminin değişmesinden kaynaklandığını düşünüyorum. Önümüzdeki yerel seçimlerde de birçok belediye başkanlığına milletvekilliği  yapmış ve yapan vekillerin aday olacağını düşünüyorum.

Milletvekili olan icracı olamayacak, vekil olan bakan olamayacak ve belediyeye dönüşler başlayacak. O yüzdende siyasi ilçe teşkilatlarının  bu aday yoklamasındaki önemini bilen siyasetçiler ilçeleri ellerinde tutmak için mücadele içindeler.

Fakat ya iyi dinlemiyorlar ya da dinlediklerini anlamıyorlar. Sayın Erdoğan hep ne diye sesleniyor ‘oyunların üstünde bir oyun kuran var.’ Hani derler ya ‘duymakla anlamak bir değil’ diye, duyuyorlar anlamıyorlar, kerameti kendilerinden zannediyorlar.

Eskiden bize politika yalancılık diye öğretmişlerdi. Kelime anlamına baktığımız zamanda ‘hedeflenen yola giderken kullanılan yöntem’ olarak yazıyor. Tabi yöntem nasıl olur işte orası önemli. Yöntemi hakkıyla yaparsan iyi olur, haksızlık olarak yaparsan oda hak yeme olur ki açılımını siz yapın. 

Siyasete bakarsak; siyaset işleri yoluna koyma manasına gelen bir sözcüktür. Yani ortaya çıkan problemleri yoluna koyma işlevini yerine getiren kurum siyaset kurumudur. İşte buradan baktığımızda günümüz siyasetçileri problemleri çözme, yoluna koyma çabasından çok küçük olsun benim olsun mücadelesiyle siyasetten çok politika yapıyor gibi geliyor. 

Aslında siyaset bize idare etme sanatı ve insan kazanma sanatı olarak öğretildi. Ya bize yanlış öğretildi yada yapanlar yanlış yapıyor. Eskiden bir kişi kazanmak için günlerce bir mücadele edilir ve üstünde çalışmalar yapılırdı, zevk alınırdı, siyasetin ana kaynağı olan bir insan kazandırılırdı.

Tabii bu yazdıklarım genelden çok istisnalar diyelim çünkü hakkıyla çalışıp politika değil siyaset yapan bir sürü tanıdığım var. İnsanları doğrayarak, parçalayarak, halkayı küçülterek nereye gidilebilir ki? Bir müddet sonra tıkanır ve yaptıkları kendi ayağına dolanır, parçalamak isterken parçalanır.

Siyaset yalnızca matematikten ibaret değil, matematik ne kadar önemliyse insana dokunmak da bir kat daha önemli, hatta en önemlisi diyebiliriz.  Bugün geçmişten bu güne baktığımızda insana dokunan halkın içinden kopmayan siyasetçiler başarılı olmuştur ve kendileri halkın gönlünde hep bir yer edinmişlerdir.

Yani işin özeti yerel siyasetin içinden genel siyasete yol alan siyasetçiler çarkı tersine döndürüp genel siyasetten yerel siyasete yelken açacağa benziyorlar. Kimin başarılı olacağına halk karar verecek en son sözü sandıkta her zaman halk veriyor.

Uzun bir zaman yok. Beş ay sonra ilçeler hareketlenir, yedi ay sonrada sokak hareketlenir. Dokunana dokunurlar, yukardan bakanı uzaklaştırırlar. Dün ve bugün olduğu gibi.

Kalın sağlıcakla

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...