Reklam
Mustafa Minga

Şiddet ve Merhamet

Şiddet haberleri hayatımızın bir parçası haline geldi.

“Kadına şiddet”

“Çocuğa şiddet”

“Hayvana şiddet”

Ama neden?

Gazetelere bakıyoruz, haberleri dinliyoruz, sosyal medyada dolaşıyoruz ve sıkça gözümüze bu can sıkıcı kelime ŞİDDET çıkıyor?

Şiddet, doğuştan kanımızda var olan bir hücre olmadığına göre, melek kadar tatlı ve masum olarak dünyaya gelen bir çocuk, büyüyünce nasıl oluyor da şiddet ruhlu, hatta acımasız bir katil olabiliyor.

Eğitim eksikliğimi, çevre yönlendirmesi mi, arkadaş ortamımı, yoksa bir özenti ile başlayan bir şey mi?

Doğduğumuz zamanki masumiyetimizden,  şiddet uygulayan bir birey olana kadar bizi eğiten, öğreten kişiler ne yaptılar bize, nerede bir eksiklik ve hata yaptılar?

Annesini babasını döven çocuk, evladını döven ebeveyn, masum bir hayvanı akıl almaz işkenceler uygulayarak insanlıktan çıkan bir kişiden bahsediyorum,  acaba suç devlette mi,  eğitim politikamızda mı her neredeyse bunu tespit edip bu merhametten uzaklaşma furyasına tedbir alınıyor mu? 

Haberlere ve duyduklarımıza bakılırsa bu vahim olaya yeteri kadar önem verilmiyor.

Bu iş çocukken aileden başlayıp, ilkokuldan diğer eğitim kurumlarında devam eden çok ciddi bir eğitim işidir, Manevi duygulardan, İslami hassasiyetlerden uzak bir eğitim sistemi, ancak ve ancak merhametten uzak bireyler yetiştirir. Zira birey, onu gözetleyen bir manevi kudret olduğuna inanmaz ise, polis ve diğer kolluk güçlerinden kaçması mümkündür.

Tabiki sadece devletten eğitim sistemini düzeltmesini beklemekte yanlış, her birey kendi üzerine düşen bir şeylerin olduğunu düşünüp, bu sosyal olaya bireysel sorumluluk ile yaklaşmalı. Ben ne yapabilirim elimden bir şey gelmez dememeli. Herkes en yakınındaki etkileyebileceği kişilere merhamet ve maneviyat aşılamalı.

Allah (c.c.)  Merhametlidir ve merhamet eden kullarını sever.

Peygamber efendimiz  ( s.a.v.) bir karıncayı bile incitmeyecek kadar merhametli ve şefkatli idi.

Ecdadımıza bakıldığında, kendi ırkından, dininden olmayan tebaaya dahi merhametle ve adaletle yaklaşmış bir milletin evlatlarıyız. Camilerin ve diğer yapıların duvarlarına kuş yuvaları yapan bir geçmişimiz var.

Ben bir insanı bırakın, bir hayvana bile şiddet uygulayan bir İNSAN düşünemiyorum.

Uzadıkça köşemize sığmayacak kadar detaylı ve önemli bu konuda, tüm yetkili, etkili, devlet büyüğü, belediye başkanı, mülki amir, muhtar veyahut sade bir birey,  şefkat ve merhametin insana verdiği haz yaşattığı güzel duyguları tüm insanların yaşaması için çalışması ve gayret göstermesi temennisi ile. Vesselam..

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...