Reklam
Reklam
Bilge Bülbül

Beykoz’da mucizeyi ıskalayanlar!

Ülke siyasetine ya da Beykoz’daki yerel gelişmelere dair bir şeyler yazmak isterdim ama o konuda benden çok daha bilgili donanımlı insanlar var.

Hem siyasete dair tabiri caizse ağzı olan herkes konuşuyor. Herkes maşallah çok da bilgili! Ağzından çıkan hakaret vari kelimeleri idrak edemeyecek kadar da akıllı!

 O yüzden ben sizlere ısrarla görmezden gelinen başka bir konudan bahsetmek istiyorum.

Şu andan.. Tam da bu yazıyı yazmakta olduğum andan!

Yer Necmettin Erbakan Kültür Merkezi,

Birbirinden değerli o kadar özel öğrenciler toplanmış ki karşımdaki sahnede, bunu sadece içinde bulunduğumuz atmosferi soluyan kişiler anlar..

Bekliyorum.. Beklemek de güzel şey vesselam.

Beykoz siyasetine yön veren, yöneticilik yapan kişilerden kimler gelecek diye bekliyorum.

Hani her fırsatta engelli çocuklar ve aileleri için bir şeyler yapılacağının sözünü verenleri bekliyorum.

Tiyatro gösterisinin başlamasına son 10 dakika,

Henüz yöneticilerden kimse yok!

Ki saat 18.35’ten beri buradayım ve tek yaptığım şey izlemek..

Onları, ailelerini ve bin bir emek vererek onların hayatlarında çok fazla etkili olan öğretmenlerini izliyorum.

İnanır mısınız izlerken bile yoruluyorum?

Defalarca kez aynı soruyu soruyorlar, aynı şeyleri yapıyorlar, öğretmenlerini ya da yakınlarını sağdan soldan çekiştiriyorlar.

Onlarsa, nasıl başarıyorlar bilmiyorum, sabırlılar.. Sadece sabırlı. Üstelik gülümsüyorlar. Yüzleri her daim gülüyor.

Saat 19.55, oyunun başlamasına son 5 dakika!

Hala ilçenizi emanet ettiğiniz kişilerden kimse yok..

Gelirler mi dersiniz?

Oyun birazdan başlayacak ve ben dünyanın en güzel tiyatrosunu izleyecek insanlardan biri olarak bu güzel anlara tanık olacağım.

O kadar emindim ki çok güzel bir oyunun sahneleneceğine.

Sadece 1,5 ayda bu özel eğitimli öğrencilerin neler başarabildiğini görseydiniz, gözlerinize inanamazdınız.

Salon hınca hınç dolu. Ailelerin gözleri yaşlı, emeği geçen herkesin, özellikle öğretmenleri gurur dolu.

15 Mayıs’ta engelli öğrencilerle kaynaşma etkinliği var.

Buraya yazıyorum ki sizler de şahidim olun.

Olur da mikronu eline alıp konuşma şansı bulursa bugün burada kalben ve varlığıyla olmayan bir yönetici, aynen şunları diyecek; ’Hepimiz engelli adayıyız. Bizlerin de pek çok engeli var. Mesela balıklar gibi yüzüp kuşlar gibi uçamıyoruz. Asıl engel kişilerin beyninde’...

Sonrası bende yok, kocaman bir boşluk, duyduğum ses ise sadece bir uğultu. Rahatsız edici birkaç cümle daha..

Oyunun sahnelendiği gün aynı saatlerde Beykoz Trakyalılar ve Rumeli Balkan Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin düzenlediği yemekli bir organizasyon var. Beykoz Kaymakamı Ahmet Katırcı, ilçemize gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eski Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nu karşılamaya gitmiş ve Bakanla birlikte dernek yemeğine katılmış. Ben Sayın Kaymakamımızın yerinde olsam..

Ah bir olsam.

Alırım Bakanı, getiririm salona. ’Bak’ derim, ‘neler başarıyor engelli bireyler, nasıl kazandırılıyorlar topluma’.

Toplumun bakış açısını değiştirebilmek, farkındalıkları oluşturabilmek amacıyla bizler engelli insanlarımızı olduğu gibi kabul etmek, yaşamsal zorluklarını yok edemesek de en aza indirebilmek zorundayız.

Ben görevimi seve seve gururla yerine getirdim peki ya siz?

Ama, Trakyalılar ya da herhangi bir yöre derneğinin organizasyonu daha önemli tabi...

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...