Reklam
Reklam
Sueda Muradoğlu

AK Parti Beykoz’da revizyon ve seçim öncesi algı!

24 Haziran oldukça yakın. Bizler Türkiye Cumhuriyetinin bir "ilk"ine tanıklık edip, ülkenin ilk başkanlık seçiminde oy kullanacağız. 

Mesleğim gereği çoktan seçmeli sorulara, şıklar arasında tercih yapmaya oldukça alışığım. Her şıkkın gerçekleşme olasılığının %25 olmasına da... Ancak önümüzdeki seçimde bu kadar şıkkımız olmayacak. Gerçekleşme olasılığı "tam"a yakın olanla, gerçekleşme olasılığı "olasılıksıza" yakın olan arasında seçim yapmak ne kadar zor olabilir ki? İmkanlâ imkansız arasında ise bir "kader" miktarınca uçurumlar...

Neyse konu bu değil. Konu şu ki, milletvekilliği seçimleri için durum biraz daha karışık. Bence değil de gündemce öyle. "Erdoğan’ı severim ama milletvekilliği seçimlerinde Ak Partiye oyum yok" diyenler aslında bir algı operasyonuna imza atmaya çalışanlardır. İşin içinde değil ama yakın bir köşesinde duran, ne iğnesi ne de çuvaldızı elinden eksik olmayan biri olarak gereken eleştirileri yapmazsam olmaz. Son dönemlerde AK Partili belediyeler, il ve ilçe teşkilatlarında gözlerden kaçamayacak bir rehavet ve vurdumduymazlık hatta belki de şımarıklık olduğu bir gerçek. İnsanoğlu böyledir. Güçten çabuk zehirlenir. Bu zehirlenme maalesef evladının hatasının ana babasına isnad edilmesi gibi kime isnad edildiği belli. Sayın Cumhurbaşkanı (her ne kadar biz, "yahu bu adam hangi birine yetişsin bunların" desek de) konu ile ilgili seferber olmuş, hem belediye hem de teşkilatlarda acil düzenlemenin yapılması için gerekeni yapmıştır. Bu revizyon sonrasında iş başına gelenler aşikardır ki ateşten bir gömleği sırtlarına geçirmiştir. Çünkü benim fikrimce neredeyse bir enkaz devraldılar. Kendi seçmeninin bile bir bölümünün "küskün" hale getirildiği teşkilatları toparlayabilmeleri bir hayli zahmetli olacak. Söz buraya gelmişken Beykoz İlçe Teşkilat Başkanı Hanefi Bey’e de tekrar hayırlı olsun görevi. Beykoz her ne kadar halâ imara açılmamış olsa da, bir önceki başkanın yıktıklarını tekrar inşa etmesinde sanırız "öngörünüm" ce bir sorun yoktur!

Bu arada...

Büyükçe bir merakım var. "Ben artık partili değilim" diye başladığı cümlesini "Sayın Genel başkanım" diye sürdüren Sayın İnce’ye, "genel başkanı" ; gel bakalım Muharrem deme hakkına sahipse, seçim kampanyaları süresince olur da kendisiyle karşılaşırsam, benim de bir seçmen olarak "ya bi’git Muharrem" deme hakkım olacak mı? 

Sevgilerimle...

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...