Reklam
Reklam
Şeref Kaçmaz

Algılı – Yorum

24 Haziran 2018 günü yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerine sayılı günler kaldı. Bu seçimlerin en önemli tespiti MHP ve BBP nin kendi adaylarını çıkarmayarak başka bir partinin adayını açık seçik desteklemiş olmaları. Akla gelen ilk soru şu: bu davranış özellikle 2019 da 50. Yılını kutlayacak bir partinin kendi kurumsal kimliğine zarar verecek mi? milliyetçiliği ayaklar altına alan birine destek vermeleri davalarını inkar anlamına gelip gelmediğine milletimiz karar verecek. Diğer taraftan Milletvekilliği seçimlerindeki ittifaklarla birlikte, vekil aday listeleri de kesinleşti. İttifaklara baktığımızda bir tarafta çoğunluğu Refah Partisi döneminde 28 Şubat sürecinin en ağır baskılarına maruz kaldıktan sonra, küresel güçlerle mücadeleyi bırakıp onlarla işbirliği içinde stratejik ortak olarak çalışmayı tercih eden AKP ile ana-sol-m iktidarında 28 Şubat sürecinin en belirgin uygulayıcısı MHP, bir de akp iktidarı döneminde ne istedilerse verilenlerin tezgahladığı iddia edilen cinayetle genel başkanlarını şehit veren BBP nin kurduğu cumhur ittifakı. Bu ittifakla ilgili yapılacak yorumlar ve söylenecek sözler bir hayli fazla ancak şunu kısaca hatırlatıp devam edeceğim. Cumhur ittifakının bir parçası olan BBP çok değil daha iki seçim önce iktidarın karşısında yer alarak Saadet Partisi çatısı altında seçimlere girmiş ve iktidar tarafından fetöcülükle suçlanmıştı. Ayrıca son 16 yılın 14 yılında AKP iktidarına  en ağır eleştirileri yapan ve sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın aday olduğu bir önceki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP ile birlikte hareket ederek çatı aday çıkaran MHP nin, kısa bir süre öncesine kadar en ağır şekilde eleştirdikleri iktidarın, bütün suçlarına ortak olmayı içlerine sindirmelerini, altının kalın çizilmesi gereken konular olarak görüyorum.

Hal böyle iken, seçmen üzerinde algı yönlendirmesi yaparak, 28 Şubatın zalimleri ile işbirliği içine girdiği iftirası ile Saadet partisinin suçlanması ne kadar saçma bir durum değil mi? Ya da henüz iktidar ve hükümet içinde ve bürokraside fetö terör örgütünün uzantıları temizlenmemişken, çaresizliğine çareler arayan derdine derman arayan eli nasırlı, tertemiz yürekli Anadolu insanımızı fetöcülükten fişlemekle tehdit edilmesi ne kadar ahlaksız, mesnetsiz, dayanaktan yoksun saçma sapan bir düşünce değil mi? daha dün meydanlarda ip atanlar, teröristlerin asılması için idamı konuşanlar, bu gün bir kaç on bin oy için genel affı konuşur hale geldiler.  İDAM !!! herkes unuttu.

Aziz Milletimizin akılları ile dalga geçercesine algı yönlendirmesi yapmaya çalışanlar bu sefer duvara tosladıklarını anlayacaklar. Neden mi bu kadar keskin ifadeler kullanıyorum? Örnek vereyim; Ülkemiz bu kadar zenginliğe sahipken et ithal eder duruma getirildik, bu durum iktidarı zorladı, sokaktaki Ayşe teyze, Ahmet amca ithal et yemem derken iktidara da sitemini gönderdi, bu durumda iktidar modern hokkabazlıkla ithal ettiği hayvanları et balık kurumuna oradan da kasaplara dağıtmak yerine, ‘’her çiftçiye 300 baş hayvan’’ kampanyası diyerek ithal ettiği hayvanları et balık kurumu yerine önce çiftçiye oradan da kasaplara gönderme formülünü bularak puan kazanmaya çalıştı. Yahu siz kimi kandırıyorsunuz? İthal edip çiftçiye verdiğiniz Çiftçinin de kasaplara verdiği hayvanlarda ithal değil mi? bu sayede ilk yıl 500 bin baş, sonraki yıllar 1 milyon baş hayvan ithal etmeyecek misiniz?? Hayvancılık böyle gelişir mi? nerde yerli üretimin desteklenmesi? Buna Erbakan hocamız ‘’MODERN HOKKOBAZLIK’’ derdi.

Bu yetmez başka örnek mi diyen oldu? Tabi hemen, iktidarın allayıp pulladığı imar barışı-affı var ya işte bu da modern hokkabazlık. Zaten Türkiye deprem ülkesi değil mi? kentsel dönüşüm kanunlarla sağlanmıyor mu? Vatandaşların can güvenliği için depreme dayanıksız binalar yıkılıp sağlam binalar yapılmayacak mı? iktidarın akıl hocaları buradan da vatandaşın cebindeki parayı nasıl alırızın formülünü bulmuş. %3 öde yapı kayıt sistemine kayıt ol, ama bu sana hiçbir garanti vermesin, e o zaman param cebimde dursun neden alıyorsun paramı?? Hazineye para lazım da ondan. Yani bu konuda o kadar başarılılar ki takdir etmek lazım. Vatandaşa hiçbir garanti vermeyen  hiçbir fayda sağlamayan bir kanun çıkaracaksın ve vatandaşın cebindeki parayı kendi cebine alacaksın, vatandaş ta seni alkışlayacak, valla bravo. Milletimiz bu aldatmaya kanar mı? hep birlikte göreceğiz…

TAR-SİM kendi başına bir soygun modeli. Çiftçi daha ekinini biçmeden cebindeki parayı alıyorsun, bir o kadar da devlet olarak ekleyip sigorta pirimi adı altında elin gavuruna teslim ediyorsun, buna da başarı diyorsun!!!

%2 faiz ödediğin 25 milyar $  İMF borcunu ödeyeceksin, %5 faiz ödeyerek 400 milyar $ borç alacaksın, buna da başarı diyeceksin!!! Her yıl bütçende ortalama 70 milyar TL faiz ödeyeceksin, sonra da faiz lobisi ile mücadele edelim diyeceksin!!!

Algı yönetimi böyle bir şey olsa gerek… Milletimiz bu sefer bütün bu yanlış yönlendirmeleri ALGILI-YORUM diyecek ve gereken cevabı sandıkta verecektir.   

Adaletin Güçlü, Güçlünün de Adil Olduğu bir Dünya’nın en kısa zamanda kurulması duası ile Allah’a (c.c.) emanet olun.

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...