Reklam
Gençler organ nakline nasıl bakıyor?

Gençler organ nakline nasıl bakıyor?

Beykoz Lojistik meslek yüksekokulu öğrencilerinin ilginç bir araştırmaya daha imza attı: gençler organ nakline nasıl bakıyor?

Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu Halkla İlişkiler ve Tanıtım Programı öğrencilerinin 55 farklı üniversitede okuyan 535 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirdiği anket çalışması, gençlerin organ bağışına nasıl baktığını ve medyada yer alan haberlerin bu bakış üzerine olan etkisini ortaya koyuyor. Veriler, ülkemizde organ nakline ihtiyaç duyanların sayısının, her yıl katlanarak arttığını gösteriyor.

Her geçen yıl büyüyen bir sorun.

Var olan hasta sayısını ve artış oranlarını dikkate alan uzmanlar, örneğin bugün 60 bin civarında olan böbrek yetmezliği çeken hasta sayısının 2016 yılında 100 bini bulacağını belirtiyorlar. Bu, sadece böbrek hastaları için ön görülen rakam. Kalp, karaciğer, göz gibi organlar için nakle ihtiyaç duyanları kapsamıyor. Son zamanlarda buna yüz, kol ve bacak gibi organlar da eklendi. Ancak öngörülen artışa karşın, bağışlanan organ sayısı son derece yetersiz. Türkiye'de beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden yapılan organ bağışı (tıpta buna "kadavradan bağış" deniyor) yıllık olarak 300- 400 civarında. Sorunun üstesinden gelmenin tek yolu ise organ bağışından geçiyor.

Gençler organ bağışı konusunda çekimser ama

Ankete katılan gençler arasında, bugüne kadar organ bağışı kartı almış olanların oranı yalnızca %5. Ancak gençlerin %88'i organ bağışını insanlık için gerekli bir davranış olarak görüyor ve katılımcıların %49'u da organlarını bağışlamayı düşündüğünü ifade ediyor. "Organlarınızı bağışlamayı düşünüyor musunuz?" sorusuna doğrudan "hayır" diyenlerin oranı %21. Daha önce bu konu hakkında düşünmeyenlerin oranı ise %29. Bu oran, organ bağışını doğrudan reddedenleri geçen bir oran.

Medya organ bağışına yaklaşımı etkiliyor

Kitle iletişim çalışmalarında sık sık dile getirilen medyanın gündem ve kanaat oluşturmadaki etkisi söz konusu anketin sonuçlarında da kendini gösteriyor. Özellikle Ocak ayı içinde Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi doktorları tarafından gerçekleştirilen; Türkiye'deki ilk yüz nakliyle, dünyada ilk defa aynı anda yapılan iki kol ve iki bacak nakline ilişkin haberleri takip edenlerin %45'i "Son dönemde medyada yer alan organ nakli haberleri, organ bağışına bakışınızı değiştirdi mi?" sorusuna "olumlu yönde değiştirdi" yanıtını veriyor. Ankete katılanların %31'i görüşlerinde değişim olmadığını ifade ederken, %17'lik bir oran, "fikrim yok" demeyi tercih etti.

Medya empatiyi sağlıyor

Medyanın organ bağışına bakışı olumlu yönde etkileyebileceğine dair bir başka sonuç, "Organ nakliyle ilgili olarak medyada okuduğunuz ya da izlediğiniz haberlerin, organ nakli bekleyen hastaların durumunu daha iyi anlamanıza yardımcı olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusuna verilen yanıtlarda ortaya çıkıyor. Gençlerin %75'i bu soruya "evet" yanıtını veriyor.
Ancak, son zamanlarda organ nakli haberlerinin yoğunluğuna rağmen gençlerin %90'ı hala genel olarak medyanın, konuya yeterince değinmediğini düşünüyor.

Gençler, organ nakli durumunda, donörün (vericinin) kim olduğunu bilmek istiyor.

Türkiye'de ilk yüz nakli yapılan Uğur Acar'ın, donör (verici) Ahmet Kaya'nın yakınlarıyla tanışması; "bağışçının kimliğinin bilinmesinin" ya da "donörün yakınlarının nakil yapılan kişiyle tanışmasının" etik ve sakıncalı olup olmadığı tartışmalarını da beraberinde getirdi. Gençlerin bu konudaki görüşünü ortaya koymak amacıyla ankete koyulan "Eğer organ nakli oluyor olsaydınız, donörün kim olduğunu bilmek ister miydiniz?" ve "Donörün yakınlarıyla tanışmak ister miydiniz?" sorularına verilen yanıtlar, olumlu nitelik taşıyor. Gençlerin %82'si donörün kim olduğunu bilmek istediğini söylerken, %78'i de donörün ailesinden biriyle tanışmak istediğini ifade ediyor.

Tanıdıkları birinin yüzünü başkasında görmek istemiyorlar

Yüz nakli için özel olarak hazırlanan bölümde verilen yanıtlar da ilgi çekici. Gençlerin %34'ü yüz nakline sıcak bakmıyor ve tanıdıkları birinin yüzünü bir başkasında görmek istemediğini belirtiyor. Katılımcıların %28'i "emin değilim" cevabını verirken, %8'lik bir oran, bu konuda kararsız kalıyor. Bu soruya kesin "evet" diyenlerin oranı %13.

Bunun yanı sıra yüz naklinin sonuçları konusunda da gençlerin yeterli bilgisi yok. Yüz naklinde "nakil olan kişi, donörün tıpatıp aynısı olur" görüşüne kesin katıldıklarını ifade edenlerin oranı %4; kısmen katılanların oranı %23 iken, geri kalanı ya katılmadığını ya da fikri olmadığını ifade ediyor.

Gençlerin %75'i, bağışta bulunmama nedenini açıklayamıyor.

Gençlere sorulan, "Organlarınızı bağışlamama sebebiniz nedir?" sorusuna verilen yanıtlar, ilginç bir durumu ortaya koyuyor. Gençlerin %75'i din, sağlık ve organ mafyası gibi etkenlerden ziyade açıklayamadıkları nedenlerden dolayı organ bağışında bulunmuyor. Anketin bu sonucu, Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin Haziran 2011'de aynı konu üzerine yaptıkları anketle tamamen farklılık gösteriyor. 2011 yılında yapılan ankete katılan öğrencilerin %34'ü, acil durumlarda hastaneye gittiklerinde, üzerlerinden organ bağışı kartı çıkarsa doktorların kendilerini kurtarmak için yeterince uğraşmayacağına inandıklarını dile getirmişlerdi. Yeni yapılan anketin sonuçlarında ise bu inanış, %11'e gerilemiş durumda.

Dini inançlar ve organ mafyası seçenekleri de geçen seneki ankete göre önemli bir düşüş göstermiş. Şimdi, gençlerin %8'i dini konular nedeniyle organ bağışında çekimser davranırken, %5'i de organ mafyası endişesini taşıyor. Geçen yıl düzenlenen ankette organ mafyası endişesi %33'le ikinci, dini inançlardan kaynaklanan endişeler %24'le üçüncü sırada yer almıştı.

Gençler organ nakli konusunda Türk hekimlerine güveniyor.

Ankete katılan gençlerin %67'si organ nakli konusunda Türk hekimlerine güvendiğini ve hekimlerin yeterliliğine inandığını dile getiriyor. %31'lik bir oran ise tam tersini düşünüyor.

Gençler organ bağışı ve nakli konusunda yeterli bilgiye sahip değil.

Gençlerin %75'i organ nakliyle ilgili yasal haklarını; %59'u organ bağışı için nereye başvurulacağını; %68'i organ nakli için yaş sınırı olup olmadığını; %54'ü hangi organların bağışlanabileceğini bilmiyor.

İlk akla gelen hastane "Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi"

Türkiye'de ilk tam yüz naklini, dünyada da ilk defa aynı anda iki kol ve bacak nakillerini gerçekleştirerek medyanın manşetlerinde ve ana haber bültenlerinde yer bulan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, organ nakli dendiğinde gençlerin aklına gelen ilk hastane oldu. %25'lik oranla ilk sırada yer alan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni takip eden iki hastane İstanbul Çapa Tıp Fakültesi (%5) ve Acıbadem Hastanesi (%4) oldu.

Reklam

YORUMLAR...