Reklam
Reklam
Şeref Kaçmaz

Değiştirmi – Yorum

Küresel emperyalist güçler bu topraklarda sinsi planlarını uygulamak ve sonuç alabilmek için yaklaşık 300 yıldır müthiş bir mücadele veriyorlar. Osmanlı’nın duraklama ve gerileme dönemlerinden itibaren Hilafet topraklarından parça parça kopardıkları bölgelerde, küçük devletler kurarak, sömürge pençelerini Ortadoğu ve Anadolu coğrafyasına sapladılar. Dünya nın en önemli enerji kaynaklarını bağrında barındıran bu topraklarda, adaletli bir yönetim olması, şuurlu Müslümanların bu kaynaklara sahip olması emperyalistlerin en son isteyeceği şeydi. Uzun vadeli planlarla amaçlarına kısmen ulaştılar. Bütün kaynakları ele geçirmek için örtülü savaş yürüten tapınak şövalyelerinin (EMPERYALİST) torunlarının yanında bir de beş bin yıllık hedefleri olan Arz-ı mevut hayaliyle Dünya’nın baş belası ırkçı Yahudilerin (SİYONİSTLERİN)   19 yy. da bu hedeflere ulaşmakla alakalı inanç ve azimlerinin yeniden pekişmesi bölgedeki güç savaşlarının sonsuza kadar süreceği anlamına geliyor

Bu senaryoda üç taraf var;

Birincisi Hak sahipleri, farklı etnik kök ve mezhebe sahip olmalarına rağmen bölgede binlerce yıldır yaşayan Türkler, Kürtler, Araplar yani BİZLER.

İkinci taraf, 16. yy dan bu yana bu topraklardaki enerji kaynaklarını sömürmek isteyen emperyal güçler, en büyüğü İngiltere, sırasıyla Fransa, Almanya ve avrupanın neredeyse tamamı. Ha bir de sömürgeci sürüsüne 19.yy. da dahil olan ve bu ülkelere rakip olan ABD.  

Üçüncü ve en tehlikeli taraf, kendilerini üstün ırk olarak kabul eden, nil ve fırat nehri arasında Kudüs başkentli bir imparatorluk kurmak hedefini imanı ve inancı halinde yaşatan ırkçı Siyonistler. Bunlar, 19 yy sonlarında hedeflerine ulaşmak için önce devlet kurmak gerektiğine karar vermişler.

1897 de toplanan Siyonist kongresinde, ilk 50 yıl içinde İsrail devleti, 100 yıl içinde de büyük İsrail imparatorluğunun kurulması kararı alındı. Bunun için önce Osmanlı yıkılacak sonra da Müslüman olan şuurlu Millet esir alınacak ve devre dışı bırakılacak. İşte bu aşamada Siyonist haham Hayim Naum  devreye girerek batılıları da ikna ettiği kendi planlarını, aziz milletimiz üzerinde uygulamaya başlar.

Nedir bu Hayim Naum planı??

  1. Türkiye’de işsizliği arttıracaksın
  2. İnsanları aç bırakacaksın
  3. Borca esir edeceksin
  4. Dininden uzaklaştıracaksın
  5. Mezhep, ırk ve siyasi görüş olarak böleceksin kutuplaştıracaksın
  6. Böldüğün parçaları birbirleri ile çarpıştıracaksın
  7. Bu parçalanmış ve yeterince yumuşamış lokmaları siyonizmin hizmetine vereceksin.

Yukarıdaki 7 maddeyi tekrar okuyalım ve ülkemizin içinde bulunduğu durumla karşılaştıralım. İşsizlik, açlık ve yoksulluk rakamları ile asgari ücret ilişkisi, bankalara kredi borçlusu sayısındaki artış, icra dairelerindeki dosya artışı, aile içi şiddet ve boşanma oranları, namaz kılma, oruç tutma oranları her geçen gün azalırken, alkol tüketme, uyuşturucu kullanma, suç işleme oranlarının her geçen gün arttığını üzülerek görüyoruz. Toplumdaki kutuplaşmanın ve kamplaşmanın geldiği durum hepimizi ürkütüyor, seçim döneminde başka partinin bayrağına pankartına çadırına saldıracak kadar gözü dönmüş, kutuplaşmadan etkilenmiş insanların sayısı her geçen gün artıyor.

Yukarıdaki 7 maddeyi bir kere daha okuyalım lütfen. Önlem alındı mı? Yoksa plan tıkır tıkır işliyor mu?

Ülkemizde tarım bitmiş, hayvancılık bitmiş, sanayi bitmiş, ithalat neredeyse ihracatı ikiye katlamış, enerjide dışa bağımlıyız, savunmada dışa bağımlıyız, teknolojide, tohumda, ot da, et de, buğday da dışa bağımlıyız. 484 milyar dolar borçlanmışız. Siyonizme karşı olanların iktidarında, Kudüs Siyonist işgalci devletin başkenti olması engellenemiyor…

Toplumun değerlerini dinamitleyen ahlaksız tv dizi ve programları peş peşe yayınlanıyor, eşcinseller dernek kuruyor, ab istedi diye zina suç kapsamı dışına çıkartılıyor, her taraf imam hatip okulları ile donatılıyor, okul mescitlerinde namaz kılan öğretmen ve öğrenci sayısı parmakla sayılıyor. Faiz bir dünya gerçeği olarak kabul ediliyor, İslam medeniyetinin batı medeniyeti karşısında yenildiği ifade ediliyor…..

Yukarıdaki 7 maddeyi lütfen bir kere daha okuyalım. Önlem alındı mı? Yoksa plan tıkır tıkır işliyor mu?

Irak’ın, Libya’nın, Suriye’nin, Mısır’ın düştüğü durumlardan birkaç ay önce bu ülke insanlarına bu duruma düşeceksiniz deseler emin olun inanmazlardı. Milletimiz elbette en büyük bedelleri öder gerekirse canını verir ama asla esaret altına girmez. Bunda hiç şüphemiz yok. Ancak bir atasözü var ‘’ne şeytanı gör ne salavat getir’’

Milletimiz bütün bu gerçeklere rağmen, Ülkeyi yönetecek kadro ile ilgili kararını vermiş ve DEĞİŞTİRMİ-YORUM demiştir. Kimseye vermediği krediyi vermiştir.

Artık kutuplaşma, ötekileştirme ve kavgayı bırakıp derhal kendimize gelmemiz, Milli eğitim ve milli ekonomi politikalarıyla, milli ağır sanayi hamlesi ile ileri teknoloji hamlesi ile tarihin bize verdiği sorumluluğun bilincinde, ecdadımıza ve inancımıza yakışır şahsiyetli dış politika ile  kardeşlik bağımızı güçlendirerek, sömürülen ve dışa bağımlı değil, gerçekten lider ve tam bağımsız bir Türkiye’yi kurmamız gerekmektedir. Bu da ancak Milli Görüş politikalarının hayata geçirilmesi ile mümkündür.

Tarihin en şerefli Milleti olan Aziz Milletimizin kararı başımızın üzerinedir. 24 Haziran seçimleri hile olmayan şaibeden uzak güvenli ve adaletli bir seçim olarak tarihte yerini aldı. Milletimizin mecliste görev verdiği siyasi partileri ve tekrar seçilen Cumhurbaşkanımızı  tebrik ediyorum. Allah (c.c.) yürütmenin başına gelen yöneticilerin ve Devletimizin ilk Başkanının,  Vatana Millete ve Ümmete hayırlı hizmetler yapmasını nasip etsin.

Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonrada hayırlı hizmetlere tebrik, hayırsız iş ve  icraat lara da ACI SÖZ söylemeye devam edeceğiz.

Siyonist ve emperyalist güç odaklarının planlarını, oyunlarını bilmeden, bunlara karşı önlem almadan ve daha da önemlisi onlarla işbirliği yaparak Hakk hakim olmaz, Adalet gelmez, huzur ve barış sağlanmaz vesselam…..

Adaletin Güçlü, Güçlünün de Adil Olduğu bir Dünya’nın en kısa zamanda kurulması duası ile Allah’a (c.c.) emanet olun. 

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...