Genç Akademi'den Kudüs Gecesi

Genç Akademi'den Kudüs Gecesi

Yeni kurulan Beykoz Genç Akademi Derneği ile BURAK Derneği tarafından ortaklaşa “Ümmetin Kanayan Yarası Kudüs”ü anma programı düzenlendi.

Beykoz'da yeni kurulan Genç Akademi Derneği, Kudüs’ü anmak amacı ile merkezi Fatih ilçesinde bulunan BURAK Derneği ile birlikte söyleşi, şiir ve ilahi dolu bir gece düzenledi. “Ümmetin Kanayan Yarası Kudüs” adı verilen geceye, geceye gazeteci- yazar Abdurrahman Dilipak, Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, Başkan Yardımcıları Metin Torun, Suphi Uçak, Nevin Çalışkan, Hanefi Dilmaç, AK Parti Beykoz İlçe Başkanı Adem Sefer, AK Parti İlçe Başkan Yardımcıları Kadir Alarçin, Miktat Güner, Av. Ahmet Deliak, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Fatih Sağlam, Kadın Kolları Başkanı Sevim Gülşen, Belediye Meclis üyeleri Necati Ak, Fatih Yılmaz, Nevzat Oral, Yalçın Çolak, Nazım Keskin, Engin Yıldız, Erdoğan Coşkun Çap ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Dinlerin paylaşamadığı kent: Kudüs

Sunumu Arif Soylu tarafından yapılan program, Soylu’nun, Kudüs’ün dünya Müslümanları için önemine değindiği konuşması ile başladı. “Dünyanın en eski ve en kutsal kentlerinden biri olan Kudüs’ün, tek Allah’a inanan üç büyük dinin inançlarının toplandığı, bu inançların birbiri ile yarıştığı ve çarpıştığı bir merkez olma özelliğini taşıdığını” kaydeden program sunucusu, üç dinin kutsal mekânları olan Mescid-i Aksa, Kutsal Mezar (Kamame) Kilisesi ve Ağlama Duvarı’nın Kudüs’te bulunduklarını hatırlattı.

Kudüs, neden paylaşılamıyor?

Kudüs, Müslümanlar açısından, Hz. Muhammed’in Mescid’i Aksa’ya gelerek, buradan da Allah’ın katına yükseldiği yer olması bakımından önem taşıyor. Mescid-i Aksa, Hz. Muhammet tarafından 624 yılına kadar kıble olarak kabul edilmiş bulunan camiidir. Mescid-i Aksa Camii, Müslümanlar için olduğu gibi, Museviler için de kutsal bir mekânda bulunuyor. Hıristiyanlar için kutsal olan Kutsal Mezar Kilisesi ise iki camiinin ortasında yer alıyor. Ağlama Duvarı ise, Hz. Peygamber’in Mirac Gecesi’nde Burak adlı bineğini bıraktığı yer olarak biliniyor. İşte bu üç din için ortak önem taşıyan kutsal şehir Kudüs’ün, kurulduğu bugünden yana bazı kaynaklara göre 100 savaş gördüğü ve 32 kez yakılıp yıkıldığı belirtiliyor.

Üçüncü kutsal şehir

Program sunucusu Arif Soylu, Kudüs hakkında genel bilgileri aktardığı konuşmasını, şu sözler ile noktaladı: “ Kudüs, hadislerde Mekke ve Medine ile aynı değerde tutulur ve bu iki şehre hac olanağı bulunmadığı zamanlarda bu görevin Kudüs’ü ziyaret etmek ile yerine getirilebileceği belirtilir. Bu nedenle İslam’ın kutsal şehirler hiyerarşisinde Kudüs, üçüncü sırada gelir.”

Soylu’nun aktardığı bilgilerin ardından ise katılımcılara Mescid-i Aksa’ya ait görüntülerin yer aldığı bir sinevizyon gösterisi sunuldu.

Fatih Sağlam: Kudüs, dünyanın gözbebeği

Sinevizyon sunumunun ardından ise kürsüye AK Parti Beykoz İlçe Teşkilatı Gençlik Kolları Başkanı Fatih Sağlam çıktı. Konuşmasına, “inanç, tarih ve çevresinde barındırdığı kutsal mekânlardan dolayı dünyanın gözbebeği olan Kudüs’ün gündelik uğraşlarımız arasında giden değerlerimizden biri olduğu” şeklinde başlayan Gençlik Kolları Başkanı, bu şehrin ilk kıble olması, Hz. Peygamber’in orada Mirac’a yükselmesi ve Hz. Ömer Camii’ni barındırması dolayısıyla Müslümanlar açısından önemli olduğunu vurguladı. Fatih Sağlam, konuşmasında Beykoz Genç Akademi Derneği’ne de değindi ve bu derneğin daha çok gençlere yönelik bir dernek olarak, gönüllülük esasına dayandığı açıklamasını yaptı. Sağlam, gençlerin bu tür kuruluşlarda aktif görev almasını temenni ettiğini de sözlerine ekledi.

Adem Sefer: Kudüs’ü anlatmak değil, yaşamak gerekir

Kendisinin de Kudüs’e gittiğini hatırlatan AK Parti Beykoz İlçe Başkanı Adem Sefer ise yaptığı konuşmada, Kudüs’ün Mekke ve Medine’den sonra kutsal tabir edilen 3. şehir olduğunu kaydederek, üç dini bünyesinde barındıran bu şehrin anlatmaktan çok yaşanması gerektiğinin altını çizdi.

Şeref Erdoğan: Sadece Miraç Gecesi’nde hatırlanan şehir

BURAK Derneği Başkanı Şeref Erdoğan, “Mescid-i Aksa’nın Müslümanların gündeminden neredeyse çıkma noktasına geldiğini” belirterek, bu kutsal yerin adının sadece Miraç gecelerinde hatırlandığını ve bu nedenle bu kutsal mekânı Türk insanı ile tanıştırmak ve yeniden gündeme getirmek amacı ile Burak Derneği’ni kurduklarını söyledi. “ Mescid-i Aksa, hak ettiği yerde ve önemde değil” diyen Erdoğan, konuşmasını, Kudüs’ün “tüm dünya Müslümanlarının ortak mirası olduğu” sözleri ile tamamladı.

Dilipak: Dünyada çok az yer bu şansa sahip!

Kürsüye davet edilen gazeteci- yazar Abdurrahman Dilipak, sözlerine “İstanbul’dan kıbleye döndüğünüzde aynı zamanda Kudüs’e de döndüğünüzü biliyor musunuz? İstanbul, kıbleteyndir. Buradan kıbleye döndüğünüzde aynı zamanda Mescid-i Aksa’ya da dönmüş olursunuz. Bu, İstanbul’a has bir özellik. Dünyada pek az yer bu şansa sahip. Siz buradan Kâbe’ye döndüğünüzde, aynı zamanda ilk kıblenize dönüyorsunuz” şeklinde başladı.

İstanbul’un bilinmeyen bir özelliği

Dilipak, salonda bulunanlara, İstanbul Anadolu yakasında bulunan otogarın adının neden “Harem” olduğu sorusunu yöneltti. Dilipak, dinleyicilere şu bilgileri aktardı: “Çünkü Harem, sadece Kâbe’nin değil, Sürre Alayları’nın hareket noktasıdır. Yani Balkanlar’dan ve Kafkaslar’dan gelen insanlar orada buluşurlardı. Orası otobüs garı değil, sahra mescididir.” dedi. Dilipak sözlerinin devamında; Sürre Alayı hareket etmeden önce, hac ve umreye gidecek olanlar ve onları uğurlamaya gelenler, hep birden orada Allah’ın huzuruna dururlardı. Harem’den çıktığınız zaman, aslında Harem’in kapısından içeri girmiş sayılırsınız. Eğer ömrü vefa etmez de insanlar Kâbe’ye ulaşmadan vefat ederler ise Kâbe’de sayılırlar. Onun için burası “Harem”dir.

“Harem Medeniyet Müzesi olacak”

Ancak birçok kişi buranın Sahra mescidi olduğunu bilmedikleri için Başbakan’a geçmiş olsun ziyaretine gittiğimizde söyledim. İnşallah burayı İslam Medeniyet Müzesi’ne çevirip, etrafına İslam ülkelerinin stantlarını, küçücük evlerini yapacağız. Bunların içerisinde buranın kültürü, gelenek ve mirasları sergilenecek. Hac ve umre şirketlerinin eğitim merkezlerini de buraya kuralım diyoruz. Toplu namazlar da kılınabilsin; orası aynı zamanda bir mescid görevini sürdürsün. Oradan Kâbe’ye bakalım, oradan Medine’ye bakalım. İstanbul’un böyle bir güzelliği, böyle bir özelliği var.

Caka satacak şansımız yok

İmparatorluğu kaybettiğimiz ilk cephe Filistin cephesidir. Filistin geçildi, Kudüs düştü; ancak o bölgenin koruyucusu bizdik. Bunu düzeltecek olan da biziz. Kudüs, bizim sadece manevi değil, milli meselemizdir. Orası bizim kıblemiz. Burası bizim milli meselemiz olmasa bile, onlar Müslüman olmasalar bile bizim oradaki insanlık trajedisine ilgisiz kalmamız mümkün değil. Onun için Kudüs meselesi bizim için bir insanlık borcudur, Müslümanlık borcudur ve bu ülkede yaşayanların ayrıca bir öz borcudur. Kudüs ayağa kalkmadan İslam ümmetinin birliği ve dirliği de asla ve asla mümkün olmayacaktır. Kıblesi işgal altında olan bir milletin ortalıkta caka satacak şansı yoktur.

Dilipak, gençlere seslendi

Abdurrahman Dilipak, konuşmasında gençlere de şu şekilde seslendi: “Bu dünyada yaptığınız ve yapmadığınız her şeyden sorguya çekileceksiniz. Omuzlarınızdaki kiramen katibin melekleri sözlerinizi kaydetmektedir; yaptıklarınız kayıt altındadır. Gençler! Polisten korktuğunuzdan daha az mı korkuyorsunuz yoksa Allah’tan? Üniversiteye girmek için çalıştığınız kadar cennete girmek için çalışıyor musunuz? Cennete girmenin üniversiteye girmekten daha kolay olduğunu kim söyledi size? Bu dünyada yaptıklarınız ve yapmadıklarınız ile ya kendi cennetinize sırtınızda tuğla taşıyor olacaksınız ya da kendi cehenneminize sırtınızda odun taşıyor olacaksınız.”

Dilipak, konuşmasını, “Allah’ım, bize hak’kı hak, batılı batıl göster; hakta toplanmayı nasip et. Bizi Mekke’nin ve Kudüs’ün gölgesinden yoksun bırakma” duası ile sonlandırdı.

Kur’an, şiir ve ilahi gecesi

Dilipak’ın konuşmasından sonra Ramazan Demirkıran tarafından Kur’an-ı Kerim tilavet edildi. Ardından, Filistinli İmam Hatip Lisesi öğrencisi Hasan Cemal’in Arapça okuduğu şiire yer verildi.

Sanatçı Mehmet Gökçe’nin sahne alması ile birlikte salonda bulunan gençlerin coşkusu da arttı. Gökçe’nin, Kudüs şehrini konu alan ilahi ve türkülerine eşlik eden katılımcılar, sanatçının “özgür Kudüs’te Cuma namazı kılmak” şeklindeki duasına hep birlikte “amin” dediler.

Kudüs çekilişinde 6 talihli

Programın sonunda ise Kudüs gezisi çekilişi yapıldı. Salonda bulunan iki kişinin Burak Derneği tarafından karşılanacak olan Kudüs gezisinin çekilişini Yücel Çelikbilek ve Abdurrahman Dilipak yaptılar. Ancak, Çelibilek’in çekiliş sayısını 6’ya çıkarması üzerine İlçe Başkanı Adem Sefer ve Gençlik Kolları Başkanı Fatih Sağlam da şanslıları belirlemek için numara kutusuna el attılar!

Çekilişlerin tamamlanmasının ardından Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, Kudüs gezisi kazanan talihliler ile birlikte objektiflere poz verdi. Çelilkbilek, talihlilere, pasaportu olmayanların pasaport çıkarma işlemlerinin de kendileri tarafından yaptırılacağı müjdesini verdi.

Programın finalinde Belediye Başkanı tarafından gazeteci Abdurrahman Dilipak’a çiçek takdim edildi.

Prof. Dr. Yusuf el- Karadâvî’nin “Her Müslümanın Ortak Davası Kudüs” isimli kitap program çıkışında katılımcılara hediye edildi. Katılımcılar, ayrıca programın sonunda Mescid-i Aksa ile ilgili bir fotoğraf sergisini gezme olanağı da buldular.

YORUMLAR...