Reklam
Şeref Kaçmaz

İnan mı – Yorum

Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin Hazine ve Maliye Bakanının söylediklerine İNAN-MI-YORUM. Kendisinin de inandığını düşünmüyorum. Hatta ekonomiden az çok anlayan Ak Partili Vekil, Bürokrat ve yöneticilerin de inandığını sanmıyorum.  Neden inanayım ki? 2001 yılında meydana gelen ekonomik kriz sonrası yapılan erken seçimlerde bir parti, seçim vaatlerinde, ülkeyi krize sürükleyen Derviş’in ekonomik politikalarını çöpe atacaklarını söyleyerek tek başına iktidara geldi. Geçen 16 yıllık süre içinde maalesef bu politikaları çöpe atmadıkları gibi düşük kur politikası ile ülkeyi ithalat cenneti haline getirerek, yerli üretimi kösteklediler. Bunun sonucu 250 milyar dolar ithalat 150 milyar dolar ihracat ve her yıl yaklaşık 100 milyar dolar açık.  

Yeni sistemle iş başına gelen sayın bakan, enkaz devir aldıklarını ve böyle gitmeyeceğini, bundan sonra üretim ekonomisine geçeceklerini söylüyor, başka biri söylese ‘’bak doğru söylüyor ama nasıl yapsın ki? yetki yok, güç yok’’ dersin, ama söyleyen en güçlü hükümetin en güçlü bakanı makam ve mühür sahibi olunca yapmaması için hiçbir neden yok (gibi görünse de yapmıyor ya da ya-pa-mı-yor!!!).

Üretim ekonomisine geçecek isek acilen bazı radikal kararların alınması gerekiyor, alındı mı? mesela ithalata dayalı ihracatımızın %60’ını oluşturan yaklaşık 90 milyar dolar tutarındaki ara malları, yerli sanayicimizin üretim imkanı olduğu halde neden üretmiyor? Çünkü maliyetler yüksek. 1 ürünü yerli sanayici 5 TL ye imal ederken aynı ürünü 3 TL ye ithal ediyorlar. Sayın bakan üretim ekonomisine geçeceğiz dedikten sonra, sanayicileri çağırıp ‘’gelin bakalım buraya, ara malları siz üreteceksiniz, maliyetiniz içindeki işveren SGK pirimi almayacağım, bu ürünleri üretenden vergi almayacağım, bu ürünleri üretenden enerji bedeli de almayacağım, şimdi maliyet 3 TL oldu mu? Oldu. Hadi bakalım bu ürünleri siz üretin, hükümet olarak bu ürünleri üretenlere sigorta pirim desteği, vergi desteği ve enerji desteği veriyoruz, böylece yılda 90 milyar dolar kazanç sağlayacağız’’ dedi mi? demedi. Ara mallar için teşvik paketleri açıkladı mı? Açıklamadı. Öyleyse bir vatandaş olarak neden sayın bakana inanayım? 

Önümüzdeki bir yıl içinde 240 milyar dolara ihtiyacımız var, neden? Borç ödeyeceğiz. Vaktiyle aldığımız borçları nerelerde kullandık? Tüketimde, nasıl mı? Dışarıdan borç aldık, içeride konut kredisi olarak verdik, taşıt kredisi, tüketim kredisi, ihtiyaç kredisi, tatil kredisi olarak verdik, yani sürekli tüketimi desteklemek için dışarıdan borç aldık ve bu borçların faizi olarak da her yıl yaklaşık 55 miyar TL faiz ödedik. Ödemeye de devam ediyoruz. İnanmıyor musunuz? Bütçeye bakın görürsünüz.

Sayın bakan, hükümet olarak bir adım attı ve bankaların tüketim kredilerini asgari seviye indirilmesini, eldeki stokların sanayinin finansmanında kullanılmasını düzenleyen bir karar mı aldı? Hayır almadı.

IMF ye olan borcumuzu ödedik, hatta borç bile verdik!!!

Öncelikle şunu çok iyi bilmek lazım, IMF bir banka değildir. Ülkelerin kendi iradeleri ile girdikleri ve uluslararası ekonomik ve ticari ilişkileri düzenleyen bir kuruluştur.

Ülkeler kendi aralarında yaptıkları ticarette ödeme zorluğu çekerse, IMF o ülkeye en düşük faizle borç verir. Hiçbir ülkenden de borç almaz. Dünya da ki en ucuz finans sağlayıcısıdır. Ancak borç verirken de bazı ekonomik tedbirleri almanızı ister ve şartlar koşar. (bu şartlarla iflah olan ülke yok, bu mesele başka bir yazı konusu).

Biz deki sorun şu; biz IMF dışında çok daha yüksek maliyetli finans kurumlarından borç alırken, IMF’nin şartlarından daha ağır şartları da dolaylı olarak kabul ediyoruz. Üretim fazlası olan gelişmiş ülkelerin açık pazarı haline gelmemiz maalesef yöneticilerin yanlış ekonomik politikaları yüzündendir. Tarımdaki nüfusun azaltılması, maden kanunlarının zayıflatılması, kritik kurumların özelleştirilmesi (Şeker Fab. gibi) yanlış politikalara birkaç örnek olarak sayılabilir. Hükümet attığı adımlarla tarım ürünlerinin taban fiyatlarını üreticinin kazanacağı oranlarda açıklayıp %100 satın alma garantisi mi verdi? Et süt ürünlerinin fiyatlarını üreticinin kazanacağı oranlarda açıklayarak %100 satın alma garantisi mi verdi? Hayır Hayır Hayır..

Öyleyse bu hükümetin ekonomik sorunları çözeceğine İNAN-MI- YORUM.   

Telaşa kapılmayın. Çare var. Çare derhal Milli Görüş politikalarına geçilmesi  

Çaresiz değilsiniz. Çare SİZ siniz.

Adaletin Güçlü, Güçlünün de Adil Olduğu bir Dünya’nın en kısa zamanda kurulması duası ile Allah’a (c.c.) emanet olun.

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...