Reklam
Reklam
Sadullah Kabahasanoğlu

Beykoz’un Seçimi

Yeni bir yerel seçime doğru ilerliyoruz. Adı yerel seçim olsa da özgül ağırlığı bir yerel seçimden çok çok fazla bir seçim bu. Kaybedenlerin ağır kaybedeceği; kazananların ise uzun süreli kazanacağı bir seçim. Aynı zamanda seçimin ülke geneli sonuçlarına göre ülke siyasetinde köklü değişimlere zemin olacak önemli bir seçim Mart 2019.

Beykoz ise ilçe oluşundan bugüne en önemli seçime gidiyor.

Bir mühendis olarak üzülerek ifade etmeliyim ki; pek çok güzel hizmet yapılmasına rağmen Beykoz hak ettiği yerde değil. Son 15 yıldır tek başına iktidar olan Ak Parti yönetiminde olan Beykoz şehircilik, turizm, eğitim gibi temel konularda çok büyük imkânlar elde edebilecekken belli bir kalıbın içine sıkıştı kaldı.

Meyve veren ağacın taşlanacağı, Beykoz şartlarında hizmet üretenin yıpranacağı düşüncesiyle zamana oynamak yerine eser siyaseti güdülmeli ve örnek eserler meydana getirilebilirdi.

2B konusunda çok çok iyi başlayan süreç imar planlamasına gelince konunun biraz siyasi malzeme haline dönüşmesi, konuyu çalışan teknik kadronun Beykoz’un gerçeklerine uzak oluşu ve tecrübe eksiği nedenleriyle en iyimser ifadeyle son 5 yılda bir çözüme kavuşturulamadı.

Yavuz Sultan Selim köprüsünün İstanbul Havalimanı ile birlikte çok daha aktif hale geleceği gerçeği bile önümüzdeki 5 yılın Beykoz için çok önemli olacağını gösteriyor.

Resme çok geniş açıdan bakılırsa meselenin ehemmiyeti daha iyi anlaşılır.

Beykoz bundan sonraki on yıllarını etkileyecek çok önemli bir seçime giderken aday adaylığı yoğunluğu yaşanıyor.

Çok renkli bir yelpazeden oluşan isimler yarışta var olduklarını ilan etti. Yarış oldukça renkli geçeceğe benziyor.

Ak Parti’den aday adayı olan isimler, mevcut belediye başkanı Yücel Çelikbilek ve İlçe başkanı Hanefi Dilmaç doğal aday adayı olarak kabul edilirse yıldızlar geçidi gibi. 

Son 10 yılda Ak Parti kadrolarında öncü pozisyonlarda görev alan neredeyse herkesin aday adayı olması ilginç. Beykoz’u yönetme sorumluluğuna aday olmak ciddi bir altyapı ve hazırlık süreci gerektirir. Yani hepsinin Beykoz’a dair fikirleri, hayalleri ve projeleri olduğu için aday adayı oldular.  Belediye ve teşkilat yönetiminde en az ayda bir aynı masa etrafında toplanan söz konusu kadro günün dengesini tutmak yerine projelerini ve heyecanlarını birbiriyle paylaşsa ve ortak bir heyecan oluşturabilseydi şimdi Beykoz ne durumda olurdu?

Ak Parti aday adayları arasından Beykoz gençliğini ve kadın kollarını temsilen en az birer aday adayı olmalıydı. Teşkilata öncülük edenler sanıyorum kendi adaylıklarına odaklandıkları için olsa gerek gençleri ve hanım kardeşlerimizi teşvik etmeyi dikkatten kaçırmış olmalı.

Aday adayları içerisindeki en genç isim meclis üyesi Bayram Çevik’i kutluyorum.

Seçimin ikinci büyük tarafı Beykoz CHP’de ise yine Beykoz’un yarınına dair tek umut ışığı görünmemesiyle birlikte Sevgili Coşkun Tosun Beyin Beykoz’un içinden bir isim olarak gösterdiği cesareti tebrik ediyorum. Bildiğim kadarıyla CHP’den aday adayı olan tek kadın aday Gülay Demirel Hanımefendiyi de kutluyorum.

Pek çok kişi CHP’nin Beykoz’u almak istediğini ve belki tabanda güçlü bir milletvekilini aday göstererek güçlü bir aday ile çıkacağını öngörüyordu. Ancak kamuoyu yoklamaları Beykoz’u Ak Parti’nin bazı isimlerle rahat alacağını gösterdiğinden CHP’nin Coşkun Tosun Beyin Beykozlu oluşunu avantaja çevirmek isteyeceği düşünülebilir.

Aday adaylığı yarışı sonrasında herkesin aday olarak gösterilecek isimlerin etrafında fiziken, ruhen, kalben ve projeleriyle bir araya gelmesi, şuan duydukları heyecanı aynen devam ettirmesi Beykoz için doğru yaklaşım olacaktır.

Selam ve saygılarımla…

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...