Reklam
Reklam
Özer Güneş

Hepimiz Beykoz gemisinin içindeyiz!

Yerel seçim ile alakalı Beykoz ilçemizde iktidar ve ana muhalefet partilerinde aday adayı enflasyonu yaşanıyor. Adayların en iddialılarına şöyle bir baktığımızda görüyoruz ki, ekserisi Beykoz’da belediye başkanlığı ve Belediye başkan yardımcılığı yapmış  olan şahıslar… Ve dahî yine ekserisi Beykoz siyaseti içinde hizmet edenler çeşitli kurumlarda ve derneklerde görev yapmış ve yapmakta olan isimler…

Bu kadar aday adayını ve onların içlerindeki  Beykoz aşkı ve Beykoz halkına hizmet için varım açıklama ve demeçlerini görüp duygulanmamak elde mi?

Bu hizmet aşkı ile yanıp tutuşan sinelerin oluşturduğu tablo karşısında gel de duygulanma! Ha, gerçekten de bu işe layık sorumluluk kaldıracak ve bu işin hem dünyevi hem de uhrevi bedellerinin farkında olan, hizmet etmeye talip isimler yok mu? Var elbette... Onlara diyebileceğim tek şey var: başarılı olurlar inşaAllah…

Yıllardır Beykoz’da siyaset yapan, iki dönem belediye başkan adaylığı yapmış,  iki yıldır bu sayfalarda köşe yazısı yazan biri olarak aday adaylarına bire bir baktığımda gözüme ilk çarpan şey şu oldu: Aday adayları içinde Beykoz’un yerini İstanbul haritasında zor gösterecek intibaını uyandıran isimler… İnanın bana adayların içinde öyleleri varki ellerine kâğıt kalem tutuştursanız, “Beykoz’un kaç mahallesi var?”, “Beykoz’un kronik ve güncel sorunları nedir?” deseniz yazamazlar!

Beykoz’un ve Beykozlunun hiç bir sorununu ve sıkıntısını kendi yaşamadığı için bilmez.

Yani kimse kusura bakmasın siyasette ya tabandan geleceksin teşkilat baskısı ile aday olacaksın  ya da konum ve durum itibarı ile Beykoz’a mal olmuş halkın güvenini ve sempatisini kazanmış millet nezdinde karşılığı olan bir kişi olarak milletin teveccühü ile aday adayı  olacaksın

Şöyle bir atasözü var: Tarlada izi olmayanını harmanda yüzü olmaz!

Beykoz’da siyasette veya işinde iz bırakmamış, bırakın Beykoz merkezi bırakın oturduğu mahalleyi, oturduğu binadaki komşularına yabancı ve barışık olmayan insanlar hangi cesaretle bu işlere soyunuyorlar? Bu özgüven bunlara nereden geliyor?

Ben size söyleyeyim… Maalesef siyasi iktidar nasıl ki Türkiye’de siyaseti, kurumları değiştirip dönüştürdüyse, seçmen davranışını da değiştirip dönüştürmeyi başardı!

Yerel seçim genel seçim fark etmez, seçmen her seçim sath-ı mailine girdiğinde tercihini hizmetten ve kendisini temsil edecek adayların kişiliğine göre değil, bambaşka parametrelere göre belirliyor. Örneğin, ya seçim öncesinde kutuplaşma ve keskin ayrışma stratejilerinin kurbanı olup buna göre oyunu veriyor, ya da tuttuğu siyasi partiyi bir futbol takımı fanatikliği eşiğinde telakki edip “yenilsen de yensen de” modunda davranış sergileyerek destekliyor…

Böyle olunca siyasi partiler tepeden “sadakat” ve “biat” yeterliği ile seçtiği adayları seçmenin önüne koyuyor. Tabir caizse “Siz bizim her önünüze koyduğumuz yemeği yemeye mecbursunuz” deniyor! Naçizane ben yapılan temayül yoklamalarını da “kitaba uygun olsun” hesabıyla yapıldığını düşünüyorum… Netice itibariyle tek seçici Genel Başkanlar değil mi?

Dönelim yine seçmen davranışına… Sınırda düşman bekleyen nöbetçi asker motivasyonuyla motive edilmiş seçmen, kendisine hizmet edecek kişileri değil de partisini galip çıkaracak adaylara yüklenince yahut partim isterse aday olarak yetkin olmayan birini göstersin ben yine seçerim inadı ve taassubuyla sandığa gidiyor…

Böyle olunca da çoğu kifayetsiz muhteris olan adaylar aradan sıyrılıyor! Toplumun geneli seçim hengâmesi içinde bu adayların varlığından bile habersiz.

Benim temennim hangi partiden olursa olsun tabanın ve Beykoz halkının kabullenebileceği, Beykozlunun lehinde ve aleyhinde gelişen her gelişmeyi takip eden ve Beykozlunun hakkını koruyan, hem dünyevi ve hem de uhrevi sorumluluğun ve vebalin farkında olan adaylarla seçime girilmesidir…

Bu bilinç sadece siyaset kurumunda değil halkımızda da olmalıdır. “Layık olduğunuz gibi yönetilirisiniz” ilkesi gereğince, seçen de seçilen kadar bu sorumluluğa ve vebale ortak oluyorlar tercihlerinden ötürü…

Sonuç itibarıyla hepimiz Beykoz gemisi içinde değil miyiz?

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...