Reklam
Reklam
Mustafa Minga

Şahıs mı? Sistem mi?

Milletçe sıkça hata yaptığımız bir mevzu, şahıs mı önemli sistem ve zihniyet mi?

-Bir şahıs çok çalışkan ve becerikli ise, yönettiği kurumun yada kuruluşun sistemi bozuk ise o beceriklilik ve çalışkanlık işe yarar mı?

-Ya da bir şahıs iyi niyetli fakat çokta çalışkan ve becerikli değil,  ama yönettiği kurumda, düzgün ve sistematik bir düzen hakim ise, o kişi o kurumda başarılı olur mu?

Değerli dostlar!

Tamda şurada yerel yönetimlere aylar kalmışken aklıma nasıl bir başkan seçelim konusu geldi.

Malumunuz şu sıralar partilerin aday adayları havalarda uçuşuyor.

 A partisinin aday adayları, ben başkan adayı ve başkan olursam şöyle harika, böyle muhteşem işler yapacağım diyor, ama A partisinde yerleşmiş bir zihniyet var ki sormayın gitsin. Adam kayırılır, rüşvet gırla gider hatta rüşvetsiz iş dönmez, işler oldukça yavaştır, projeler ranta bağlıdır, başkanın tanıdığı ya da yakını iseniz ihale almakta hiçbir sorun yoktur v.s. 

Ahmet Bey çok iyi niyetlidir, iş yapmak, hizmet etmek isteyen bir şahsiyettir lakin mensubu olduğu partinin durumu yukarıda söz ettiğimiz gibi vahamet içeriyor ise, belki ilk zamanlar bir şeyler yapmaya çalışır, ama yerleşik düzenin kurbanı olmaması imkansızdır.  Mecburen çevresinin ve çalışma arkadaşlarının durumuna ayak uydurur.

B partisi popüler bir parti değildir. Çok yüksek oy oranı yoktur şuan için ama sistem, düzen, disiplin ve en önemlisi geçmişte iktidar olduğu dönemlere bakıldığında, karnesizde 1 tane bile zayıf notu yoktur.

A partisi gibi popüler olmadığı için aday adayları havalarda uçuşmaz, partinin yetkilileri bir aday belirler ve öne sürer.  Sadık ve vefakar parti mensupları adayları için gece gündüz çalışır, fedakarlık yaparak az maddi imkanlar olsada aşk ile çalışarak seçime girerler.

İşte bu durumda maalesef, halk olarak bizler sağlıklı kararlar veremiyoruz. A partisinin seçim kampanyasındaki, şamatasına, gürültüsüne, bilbordlara harcadığı paraya, avaz avaz bağırarak sokaklarda caddelerde dolaşan araç sayısına kapılıp oy veriyoruz ve hep ama hep yanılıyoruz.

Oysa az önce dediğimiz gibi B partisi alternatifi var, evet oyu az ama bizler dürüst ve güvenilir insana, sicili çok düzgün, kırık notu olmayan partilere oy vermez isek  bu partinin oyu nasıl yükselir?

“Efendim aslında B partisi çok iyi, adayı da dindar, rüşvet yemez, iş yapar lakin KAZANAMAZKİ” 

Bu kelime  intihardır!.

Oysa her ne şart altında olursak olalım iyi olanı geçmişi düzgün olanı yani B partisini seçmemiz gerekmiyor mu?  Yıllardır iş başında olduğu halde istenilen performansı gösteremeyip, hala insanlar açlık sınırının altında asgari ücret alıyorsa ve yine  halkın karşısına çıkıp, “Beni seç” deme yüzsüzlüğünü gösteriyorsa, artık “yeter” dememiz ve bir ders vermemiz gerekmiyor mu?

Allah aşkına şöyle bir bakıyorum Beykoz’umuza, nereye baksam eleştireceğimiz yığınla konu çıkıyor karşımıza. Sadece şu Kavacık’taki meşhur göbek bile yeter. Her sene birkaç kez tadilata giriyor, yapılıyor bozuluyor,  tekrar yapılıyor ve şuan tekrar yıkılıyor.

Yahu canım kardeşim!.

Senin benim param, alın terim var o gereksiz harcanan parada. Şu işi bir kez yapıp sağlam ve güzel yapsan  milletin parasını savurmasan olmaz mı?

Ama başta bahsettik dostlar, SİSTEM VE DÜZEN BOZUK.

Başkan Ahmet Bey olmuş Mehmet Bey olmuş katiyen değişmez ve bizlerde halk olarak seçme (Düşünerek seçme)  özelliğimizi tekrar kazanmadan katiyen düzgün başkan seçilmez.

Şimdiden önümüzdeki seçimlerin yerelde Beykoz genelde tüm Türkiye’miz için hayırlara vesile olması temennisi ile. Vesselam.

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...