Reklam
Reklam
Burhan Bakır

Bir günde biten maaş

Asgari ücret, işçilere bir çalışma günü karşılığı olarak ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım, kültür gibi gereksinimlerini günün fiyatları üzerinden en az düzeyde karşılamaya yetecek ücrete denir. Günlük hesaplanır, aylık ödenir, alındığı gün biter.              

Türkiye’de 29 milyon çalışan var. Bunun 7 milyonu asgari ücret ile çalışıyor. Tüm çalışanların dörtte biri asgari ücret ile geçinmek zorunda. Oldukça yüksek olan bu oran ülkede geçim sıkıntısı çekenlerin ne kadar çok olduğunu ortaya koyuyor.

Asgari ücretlinin beklentisi net, bankalara borç batağına sürüklenmeden, kimselere el avuç açmadan, çoluk çocuğuna rahat bir gelecek sağlayabilecek, insanca, insan onuruna yaraşır bir yaşam için hatırı sayılır bir asgari ücret düzenlemesi.

Asgari ücretlinin öncelikle insan olduğu ve çoğu zaman bakmakla yükümlü olduğu ailenin tek çalışanı olduğu ihmal ediliyor.

Hükümetin kötü ücret şartları ile emeğini her gün arz etmek mecburiyetinde olan işçilerin hayat standartlarını yükseltmek, bunları asgari fakat insani bakımdan uygun bir yaşam seviyesine kavuşturmakla yükümlüdür.

Asgari ücretliye yapılması düşünülen enflasyon oranındaki zam, zaten yükselen enflasyon karşısında yaralarına merhem olmayacaktır. Günümüzde 4 kişilik bir ailenin açlık yani sadece karnını doyurabilme tutarı asgari ücretin üzerinde. Enflasyon oranı yanında çalışanların refahını artıracak bir iyileştirmenin de yapılması gerekir.

Kriz sadece işçiyi değil, işveren ve devleti de etkilemektedir. Ancak nicelik ve nitelik itibariyle krizlerden en çok etkilenen işçiler olmaktadır.

Malumunuz ülkemiz ekonomik bir krizin ortasında, bu krizin sebeplerine bakılmaksızın yükselen hayat standartları ve üretimin yoğun olduğu dönemlerde işçilere bir şey yansıtmayan, fakat kriz bahanesi ile sıkıntılı dönemi işçiye yansıtan işverenlerin bu tutumuna karşılık çalışan korunmalıdır.

Ülkemizde asgari ücretin artması ve sabit gelirli çalışanların mağduriyeti giderilmesi için üretime dayalı kazancın oluştuğu, kalkınma ile birlikte zenginleşmenin yaratıldığı ve gelirin adaletli paylaşıldığı bir sistem gerekmekte.

Asgari ücretlinin, emeklinin kısacası dar gelirlinin durumu içler acısıyken 2019 bütçesi de meclise sunuldu, 2018’de 845 milyon lira olan Cumhurbaşkanlığı bütçesinin 2019 yılında 2 milyar 818 milyon lira, 2013 yılında göçmenler için kurulan göç idaresi genel müdürlüğü için geçtiğimiz yıla oranla yüzde dört yüz bütçe talep edilirken buna karşılık, Tarım ve Orman Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlıkları gibi vatandaşın yararına olan Bakanlıkların bütçelerinde neredeyse olağan oranın yarı miktarından daha az bütçe talep ediliyor.

Görüldüğü üzere her zamanki gibi fedakârlık, sabır, ülkenin görmüş geçirmiş olduğu tüm saldırılarda canını hiçe sayarak müdafaa ve savunma fakire fukaraya düşüyor. 

Son olarak; İYİ Partili Lütfü Türkkan’ın "Asgari ücretli çalışanların gelir seviyelerinin iyileştirilmesi ve asgari ücretten vergi alınmaması için gereken tedbirlerin alınması" ile ilgili araştırma önergesi AK Parti’nin ret oyları ile reddedildi.

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...