Reklam
Reklam
Şeref Kaçmaz

Liyakatlı – Yorum

Bak şu SAADET PARTİSİ’ nin yaptığına….

O kadar Beykozlu aday adayı varken, Beykoz da bulunan neredeyse bütün sivil toplum kuruluşları, spor kulüpleri,  yöre dernekleri Beykoz dışından aday istemiyoruz diyerek manifesto yayınlamışken, siyasi parti başkanları kendilerine müracaat eden aday adayları ile birlikte toplantı yaparak Beykoz’a Beykoz dışından aday istemiyoruz açıklamalarını yapmışken…..

‘’Bizim görevimiz emaneti ehline vermektir’’ diyerek Beykoz gibi neredeyse herkesin birbirini tanıdığı, kendine özgü karakteri ve dinamikleri olan, İstanbul’un en büyük köyüne, köyün içinden birbirinden değerli insanları yok sayarak, emanetin teslim edileceği bir kişinin olmadığı vurgusu da yaparak, dışarıdan birinin genel vali atar gibi oldu bitti yapılması, Beykozlu seçmenin göz ardı edeceği bir durum elbette değildir.

"Kadim şehirlerin en önemli güzelliği, ana karakterlerini kaybetmeden yeniyi bünyelerinde eritmesi, özlerinden katarak yeniden yoğurmasıdır. İstanbul bu açıdan gerçekten müstesna bir şehirdir. Ama biz bu şehrin kıymetini bilmedik, biz bu şehre ihanet ettik, hala da ihanet ediyoruz. Ben de bundan sorumluyum"

İfadelerine muhatap olarak genel başkanı tarafından eleştirilen bir belediye başkanının Beykoz’a neler yapabileceğini düşünmek bile istemiyorum.

Kaldı ki; atanan adayın ‘’emeklilik planları kurarken bu görev verildi’’ ifadesi çokça düşünülmesi gereken bir durum olarak karşımızda duruyor. 

Peki ya İhanetin bedeli nedir?  Bir bedel ödenmeyecek midir?

Başka bir yerde ihanete devam etmek midir? Yoksa sandığa gömülmek midir?

Bu soruya, sadece siyasi parti taraftarlığından ya da hemşericilik duygularından ya da reise bağlılıktan bahsederek doğru cevap bulamazsınız. Bulduğunuz cevaplar sizi memnun da etmeyebilir. Gerçeklerle yüzleştikçe karşınıza çıkan tabloda yukarıdan aşağıya sıralarsak, yok sayılmak, değersizleştirilmek, adam yerine konmamak, bir şeylere mecbur ve mahkum edilmek yoğun duyguları arasında, her şeye rağmen birileri tarafından çoktan bir köşeye atılmış olan ama içinizde beslediğiniz dava bilinci ile hareket etseniz bile, içten içe sizi kemiren bir huzursuzluk duygusunun altında Beykoz’la ilgili hayaller kuramamak, kurduğunuz hayallerde gelecek nesillerinize Beykoz’da bir yer bulamamak çaresizliği ve endişesi sizi yiyip bitirirken, duygularınızla mı hareket edecek siniz? Aklınızla mı karar vereceksiniz?

Siz düşüne durun…

Akıllı düşünürken deli dereyi geçermiş…

‘’Liyakat’’ Türk Dil Kurumu sözlüğünde şu şekilde tarif edilmiş.

‘’Bir kimsenin, kendisine iş verilmeye uygunluk, yaraşırlık durumu.’’

Liyakat Sistemi; Kamu hizmetlerine girişin, hizmet içinde ilerlemenin ve yükselmenin ve her türlü görevlendirme ve ödüllendirmenin yalnızca yeterlik ve başarı ölçütüne dayandırıldığı sistemdir.

Saadet Partisi ne yapmış???

Gücün karşısında hakkın tarafında olmuş, önüne serilen mevkileri makamları elinin tersi ile itmiş, görev yaptığı dönemde en başarılı hizmetlere imza atmış, seçmen tarafından sevilen, güler yüzlü, sosyal ilişkileri yüksek olan, Beykozlu MUHARREM KAŞITOĞLU’nu aday yapmış.

Parti: Saadet Partisi; yani ülkemizde marka olmuş MİLLİ GÖRÜŞ’ün efsane hizmet belediyeciliğinin tek adresi. Beykoz’un sorunlarını bilen, çözüm önerileri hazır, milletine hizmet aşkı ile yanıp tutuşan kadroları olan….

Aday : Gazi Muharrem Kaşıtoğlu; liyakatlı, dürüst, belediyecilikte akademik kariyeri olan, insan ilişkileri mükemmel, toplumun her kesiminden teveccüh gören, İBB ve Beykoz Belediye meclis üyesi, çalışkanlığı ile her zaman takdir toplayan, sorunları bilen, çözüm önerileri olan ve inançlı kadroların önünde hiçbir engelin duramayacağına inanmış, hedefe kilitlemiş, yüreği hizmet aşkı ile çarpan, emekliliğe daha çok zaman olduğunu düşünen, sağlığını ve birikimini bu millete hizmet etmekle harcamaya kararlı, heyecanlı…..

Ülkenin en temiz, en köklü, en güvenilir partisi olan Saadet Partisi, Beykoz’un en sevilen, en sosyal, en liyakatlı kişisini aday olarak Beykozlularla buluşturmuş ve kendine düşen görevi yapmış.

Şimdi sıra sizde, siz Beykozlu hemşerilerimizde, siz de gereğini yapın ve Beykoz’la ilgili hayallerinizi gerçekleştirin.

 Adaletin Güçlü, Güçlünün de Adil Olduğu bir Dünya’nın en kısa zamanda kurulması duası ile Allah’a (c.c.) emanet olun.

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...