Şevket Arıkan adaylığını resmen açıkladı

Şevket Arıkan adaylığını resmen açıkladı

CHP Beykoz İlçe Başkanlığı için Şevket Arıkan da adaylığını açıkladı. Arıkan, adaylık açıklamasının başında, hazır bulunan yerel basın mensuplarına özürlerini sundu.

CHP İlçe Başkanlığı için Şevket Arıkan da adaylığını açıkladı. Arıkan, CHP’nin Kavacık’taki merkez binasında yaptığı adaylık açıklamasının başında, birkaç gün önce CHP Meclis Grubu’nda yapmış olduğu adaylık konuşmasının kendi iradesi dışında bir basın kuruluşuna aktarılması dolayısıyla yerel basın mensuplarına özürlerini sundu.

Beykoz Belediye eski Başkanı Şevket Arıkan, bu şekilde Hızır Yılmaz, Nagihan Akan ve Yener Kaya’dan sonra CHP İlçe Başkanlığı için adaylığını koyacağını duyuran dördüncü isim oldu.

Arıkan, kalabalık bir katılım altında gerçekleştirdiği adaylık konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

Yerel basına eşit mesafede duracağız

“Konuşmama, önemli saydığım bir konuya açıklık getirerek başlamak istiyorum. Yerel basınımızın temsilcilerine eşit mesafede duracağımızın bilinmesini, özenle buna dikkat edeceğimizi çeşitli nedenlerle dile getirdim. Ancak 5 Mart 2012 tarihinde CHP Beykoz Belediye Meclis Gurubu’nda yapılan toplantının basına yansıması ve adaylığımın açıklanması tamamen benim iradem dışında oluşmuştur, çünkü ben grupta misafir sıfatı ile bulunuyordum.

Siyaset yıllarca seçim kıskacına hapsedildi

Yeni bir kongreler dönemine girmiş bulunuyoruz. Önce ilçe, il kongrelerini sonra da olağan kurultayımızı yapacağız. Yıllardır partide siyaset ne yazık ki kongreler dönemine sıkıştırılan bir eylem halini almış, örgüt toplantıları unutulmuş, siyaset seçimler ve oy kullanma kıskacına sıkıştırılmış adeta hapsedilmiştir.

Bu durum halkın ve parti üyelerimizin siyasal çalışmadan uzaklaşmasına, olaylara tepkisiz kalmasına ve depolitize olmasına sebep olmuştur. Peki esas olan nedir, ne olmalıdır?  Siyasi partiler halkın istemlerini dikkate alarak programlar üretmelidir.

En geniş halk kesimleri siyasetin asli unsuru haline getirilmelidir. Varoşlarda yaşayanlara, çalışanlara, emeklilere sahip çıkılmalıdır. Siyaset işyerlerine, sokaklara, mahalle ve köylere, hatta her eve girmelidir.

Siyaset sürekli bir programla ajitasyon çalışması olarak ele alınmalıdır. İnatla, ısrarla, coşkuyla halka gidilmelidir. Bunlar yapılmamışsa veya yapılamıyorsa, siyasetin doğruları gerektiği gibi yerine getirilmiyor demektir.

Bugün siyasal başarı bekleyenler, bizler, hepimiz, sorunların tespitinde çözüme odaklanmalı ve düşünce üretmeliyiz. Bizler, CHP’liler, gönüllüler, devrimciler, demokratlar, yurtseverler, ilericiler, herkes ama herkes bu çalışmaya katılmalı, siyasal çalışmayı organize etmeli, halkın partimize ve siyasete katılmasına, asli unsur haline gelmesine katkı sunmalıdır. Artık siyaseti bir mühendislik alanı gibi algılamalı, en ufak detay soruna dahi çözüm üretmeliyiz.

Ben siyaset teknisyeniyim

Bu konuda ben siyasetin teknisyeniyim. Genç kuşakları siyaset mühendisi olmaya davet ediyorum. Gelin CHP’ye katılın. Bizler 12 Eylül sonrası göreve geldiğimizde önümüzde parti büyüğü, ağabeylik yapacak kimse bulamadık, kimse bize anılarını anlatamadı. Kimi içerideydi, kimi kaçkın. Bugün dinlemeye hazırsanız, size anlatacaklarım var. Gençler gelin CHP saflarında yerinizi alın.

Örgüt desteğinden yoksun olmanın acısını çektik

Biz geçmişte bunun yokluğunu, eksikliğini çok çektik. Bize ne bir program verildi, ne de anısını anlatacak yöneticilerimiz vardı. Samimi söylemek gerekirse, el yordamı ile kişisel beceri veya beceriksizlikler ile yol alırken, sahipsizliğin ve örgüt desteğinden yoksun olmanın acısını hep hissettik. O nedenle, bugünkü Meclis grubumuza, çok sıkı sahip çıkmak istiyoruz. Onları çok önemsiyoruz. Bugün onlar, Beykoz Belediyesi’ndeki Cumhuriyet Halk Partisi bekçileridir.

Belediye Meclis Grubu, kendi içindeki uyumlu çalışması, arkadaşlık sevgi ve saygısıyla parti kamuoyuna güven vermeli, Beykoz’a güven vermeli, böylece hem kendileri, hem partimiz saygınlık kazanmalıdır. Aksi davranış ise meclis üyelerimizin itibar ve partimizin güven kaybetmesine neden olacaktır. Bu davranış aynı zamanda gerek gruba, gerekse ilçe başkanlığına bilgi ve belge akışı olarak geri dönecektir.  

Kamuoyu karşısında çıkmaza düştüler

Nasıl ki, grup başkan vekili iken Sayın Kılıçdaroğlu’ na kamu kesiminden gelen belge ve bilgiler iyi değerlendirildiğinde AKP’nin Genel Başkan yardımcıları Şaban Dişli, milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat ve Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in kamuoyu karşısında nasıl bir çıkmaza düştüğünü bütün Türkiye gözlemledi, bizler de burada benzer tespitleri yapabiliriz.

Belediye Meclisi üyelerine söyleyecek sözü olanlar…

Bugün bu toplantıda delegelerimizin, partililerimizin ve Beykozlu’ların önünde ilan ediyorum: Belediye Meclis Üyelerimizle ilgili söyleyecek sözü, iddiası, belgesi olanlar, kongrede seçilecek yönetime bunları aktarmak üzere saklı tutsun ve sokakta siyasetin yemek masalarında sohbetin malzemesi yapmasınlar. Meclis üyelerimiz bizim sütümüzün kaymağıdır. Meclis üyelerimiz sahipsiz değildir.

CHP yıllardır Beykoz’da neden başarısız?

Başarısızlık nedenlerini doğru tespit edemezsek, doğru çözüm üretemeyiz ve geleceği kurmakta da başarısız oluruz. Sizi çok sıkmadan yerel seçimlerden hemen sonra oluşturduğumuz çalışma grubu ile seçimlerdeki başarısızlığın nedenlerini tespit ederek bir rapor halinde İl ve Genel Merkez yönetimine sunmuştuk. Bu raporun oluşturulmasına emeği geçen arkadaşlarımı içtenlikle tekrar selamlıyorum. Bu raporda yer alan tespitleri kısaca özetlemek istiyorum.

En temel neden ön seçim kararının alınmaması ve ön seçim yapılmamasıdır.

Atama yöntemi ile aday tespitinin bile kurallarına uyulmamış, aday adaylarına eşit davranılmamış, ‘bana daha yakın, daha uzak’ görüşü egemen olmuştur. Eğilim yoklaması ile örgütün talebi alınmamış, örgüt adeta iradi olarak etkisiz hale getirilmiştir. Mahalleler arasında denge gözetilmemiş, 13 mahalleden seçilebilecek sırada hiç aday gösterilmezken, bir mahalleden 5 aday gösterilmesi, parti tabanımızı ve Beykoz kamuoyunu tatmin etmemiş, temsilde adalet ilkesi göz ardı edilmiştir. AK Parti’nin seçmen potansiyeli açısından güçlü olduğu mahallelere yönelik hiçbir çalışma program uygulaması yapılmamış, buralar AK Parti’ye teslim edilmiştir. Beykoz’un demografik yapısı dikkate alınmamış, birbirlerine akrabalık ve hemşerilik bağı ile bağlı olan insanlar kendi temsilcilerini Belediye Meclis adayları listesinde bulamamış ve bu nedenle de desteğini partimize vermemiştir.

Tek kadın Meclis üyemiz yok

Yarın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Yerel seçimlerde listeler yapılırken de kadınlar günü idi. İlçe başkanı da kadındı. Ama bir tek kadın meclis üyemiz yok. Çünkü seçilebilecek yerde kadın adaylarımız değerlendirilmedi. İstanbul’da tek kadın ilçe başkanı olmakla övünenler, kadın belediye meclis üyesi olmadığı zaman, partimizin kadına yönelik politikalarının inandırıcılığının zarara uğrayacağı gerçeğini görememiş bir özeleştiri bile yapmamışladır.

Hayatın ve dünyanın yarısını oluşturan kadınların emek ve üretim süreçlerinin dışında tutulmalarına, 16 saatlik çalışma sürelerine itiraz ederek başlattıkları mücadelenin yıldönümü olarak 8 Mart, bugün bir anma ve bayram havasında kutlanmaktadır.

Günümüzde ise, kadına yönelik şiddet, taciz ve güçsüzleştirme eylemleri tüm hızıyla devam etmektedir. Kadınların özgürlük ve onurlu birer birey olma mücadeleleri bugün birçok alanda sürdüğünden, 8 Mart hala mücadeleci ve devrimci kimliğini korumaktadır. Kadınların gerek aile içinde, gerek sosyal yaşamda sistematik şekilde şiddete maruz kalmakta olmaları, partimizin bu konularda daha aktif, eylemler ve yaptırım önerileri içeren politikalar geliştirmesini de zorunlu kılmaktadır.

İktidar elimizden akıp gitti

Mahalle örgütleri aktif hale getirilememiş, kadın ve gençlik kolları uyumu sağlanamamış,

etkinliği olmayan komisyonlar kurulmuş, ev ziyaretleri yapılmamış, yapılanlar da hedefine ulaşmamış, sandık kurulu üyeleri eğitilmemiş, sandıklar sahipsiz bırakılmıştır. İlçe Başkanı ve Belediye Başkanı dahil hiçbir Beykozlu’nun tanımadığı bir kadına seçim çalışması teslim edilmiştir.  Sonuç olarak inanıyorum ki, Beykoz halkının CHP’ye verdiği yerel iktidar, elimizden alınmış ve akıp gitmiştir.

Görevden almalar son bulacak

Görevden almalara karşı duracağız. Disiplin suçları hariç, ‘seçimle gelen seçimle gider’ ilkesini sonuna kadar savunacağız. Partimize emeği geçen herkese elimizi ilk önce biz uzatacağız. Arayacağız, konuşacağız, dargınsak konuşup barışacağız ve bu partiyi iktidar yapacağız.

Biz hazırız

Bizler; yani ben ve çalışma arkadaşlarım parti üyelerimize ve Beykoz halkına saygılı; Beykoz’da yaşayan tüm insanlarımızı kucaklayacak, dürüst, güvenilir, katılımcı, ilkeli. yöresel ve bölgesel ayrımcılığa karşı duran bir demokratik yapıyı esas alan parti yönetiminin oluşması konusunda tüm çalışmaları eksiksiz bir şekilde yerine getirecek, halkla birlikte hareket edecek bir ilçe yönetimi oluşturmak için görev almaya hazırız.

Ben, tüzüğümüzün 28. maddesinde ilçe başkanı görevlerini yapmak üzere; arkadaşlarım 30. maddede yazılı ilçe yönetim kurulu üyeliği görevlerini yapmak üzere bizler Cumhuriyet Halk Parti ilçe örgütünü yönetmek üzere aday olduğumuzu bu toplantı ile kamuoyuna açıklamış bulunuyoruz.  

Ben olmayalım. Biz olalım.

Bu partide herkes birbiri ile görüşmelidir. Ne karar verecekse de özgür iradesi ile vermelidir. Kimsenin yakasına şunun adamı bunun adamı yaftası yapıştırmaya, ötekileştirmeye ve kimsenin karşısındakini yok saymaya hakkı yoktur. Bu anlayışa yönetimimiz asla prim vermeyecektir.

Gelin canlar bir olalım, iri olalım, diri olalım iktidar olalım.

Şeref sözü veriyorum

Beykoz Belediye eski Başkanı ve CHP İlçe Yönetimi adayı Şevket Arıkan, adaylık duyurusunda ayrıca şunları söyledi:

Seçilir isem, şeref sözü veriyorum delegelerim sandık koyarak kendi belediye başkanlarını seçecek. Belediye Meclis üyelerini de siz seçeceksiniz. Patron sizsiniz.

Artık CHP’nin sesi çıkan bir yönetimi olacak. Sessiz olarak, basın mensuplarının sorularından kaçarak olmaz.

Haber: Arzu Başlantı

YORUMLAR...