Reklam
Reklam
Sueda Muradoğlu

Çıkar uğruna vatanını satanlar var!

Bugün 14 Temmuz 2019, günlerden Pazar. Yazının icadından bugüne değin yazılmış en anlamlı cümledir zannımca ‘kelimelerin kifayetsiz olduğu’ ile ilgili olan… Çünkü öyle zamanlar vardır ki, yazılan ya da yazılacak olan hiçbir cümle, gerçekte ifade edilmek isteneni karşılamamaktadır. Tıpkı bugün gibi…

…

‘Ömer’ demek istiyorum, ‘Halis’ demek istiyorum; sonra bir an düşünüyorum, lisanım imtina ediyor, utanıyorum. Hani bir video kaydı var, üç yıldır izlemekte olduğumuz! Üç yıl değil, üç asır izlesem aynı hislerle ağlayacağıma kefil olduğum…

Hani hepimizin ezberlediği bir telefon görüşmesi… Bir ‘helal olsun komutanım’ ikrarı…  Hani en küçük bir telaş, en ufak bir müteessir olmayan bir güzel yüz…

Defalarca başa sardım, bir an olsun tereddüt ettiğine dair bir mimik, adımlarında saliselik bile olsa duraksayış var mıdır diye! Belki utancım hafifler umuduyla ama asla yoktu, bulamadım. Hiç olmamış… Bir sorular yumağı toplandı dört bir yandan… Peygamber mi yürüyordu önünde be mübarek, bu kadar kendinden emindin? Kimin ayak seslerini dinledin? Cennetin hangi kapısının açıldığının haberi geldi de sen o turnikeden öyle geçip gittin? Bir annen de mi yoktu senin? Bir baban? Bir sevdiğin? Bir evladın??? Peki sen, neyi nasıl bir kalple sevdin ki, bunlardan birini bile aklına getirmedin?...

Senin son dakikalarına şahit olduk olalı, bilmeni isterim ki ben derin mahcubiyetler içerisindeyim! Seni bildik bileli Rabbimin huzurunda hep boynu bükük mahcubiyetlerdeyim. Ya senin ve dahi senin gibiler ile bizim imanımız kıyaslanacak olursa?... Nasıl diyelim ki ‘biz de seni severdik?’…

Anladım ki, vatan sevgisi gerçekten Allah sevgisindendir! Allah’ı bilen ve de hakkıyla seven; vatanını da, bayrağını da, izzetini de öyle sevecektir. Bu gün gelir ‘Seyit Onbaşı’ olur, gün gelir ‘Kara Fatma’ olur, gün gelir ‘Ömer’ olur, ve gün gelir ‘Rabia ile Babacığı’ olur !.. Ruh aynı ruhtur! Aşk aynı aşktır! Can aynı ‘Sevgiliye’ fedadır!

Ve yine anladım ki, hain her asırda ve de her yüzyılda aynı haindir! Kahpe aynı kahpedir! Soysuz aynı soysuz, kansız aynı kansızdır! Biri ‘Mert’ iken diğeri ‘namert’tir !  Biri Yusuf iken, diğeri Yezid’dir… Her asır; Habil ile Kabil’e gebedir! Düzenin sahibi bunu böyle uygun görmüştür.

……

Olanlar, çok şükür ki olamayanlar! Tuzak kuranlar var lakin onları da Yaradan ve çok şükür ki; ‘Tuzak kuranların en hayırlısı’ olan var… Hiçbir manevi, ulvi değeri olamayıp da bugün hala yaşayabilenler var! 15 Temmuz’da bir milletin asil duruşuna şahitlik edip, can verenleri görüp de hala ‘senaryo’ diyenler var! Ve ne hazindir ki bunlardan hala bu topraklarda yaşayıp, bu havayı teneffüs edenler var!

Sahi, hala çıkar uğruna vatanını satanlar var! Bir ‘çıkar’ meselesi hala insanlık onurundan önde gelenler var! Vatanını dünyaya karşı savunanlara, canını siper edenlere sataşanlar var! Ama inanın sizlerle ilgili benim de lisanımda tiksinmenin çok üzerinde cümleler var!

….

İlgisi olmayan birkaç hatırlatma ile bitirmek istiyorum bu yazıyı. Büyükşehir’e ait Park Bahçeler müdürlüğüne dair nemalanmalara dair, kahve köşelerinde yaptığınız, tıpkı varlığınız gibi ‘gereksiz’ geyikleriniz sırasında, bizim Devlet Başkanımız S-400’leri satın almayı başardı! Duyduğunuzda üzüldünüz değil mi? Nihayetinde sizlerin kafalarınızda ‘Vatan’a dair tek eylem SATMAK’tır; savunmak değil! Dolayısıyla gereksiz masrafa giren Devlet Başkanımızı mazur görünüz!!! İlaveten sizler mutfakta şu an patates yemeğini daha ucuza mal ederken, Akdeniz’ deki petrol ve doğalgaz rezervlerimize sahip çıkmak için de mücadele veriyor; AYNI DEVLET BAŞKANI! Gereksiz varlığınız bu ve benzeri haberler ile lüzumsuz yere iştigal edilecek olursa, bulunduğunuz yerdeki haber kaynağının sesini kısıp, herze ile iştigale devam buyurunuz lütfen !

Cennetin sakinlerine en derin muhabbetlerimle…

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...