Reklam
Topal Osman Ağa filmi Beykoz'dan start aldı!

Topal Osman Ağa filmi Beykoz'dan start aldı!

Çekimleri tamamlandığında, hiç şüphesiz büyük tartışmaları da beraberinde getirecek sinema filmi “ Topal Osman Ağa”, Beykoz’dan start aldı!

Kurtuluş Savaşı’nda düşmanın karşısında milli mücadeleye destek veren bir kahraman olarak anılan ancak adının siyasi bir cinayete karışması sonrasında, cesedi mezarından çıkarılarak T.B.M.M’nin kapısına asılan tarihi bir şahsiyet olan Topal Osman’ın hayatı aralanıyor! Gösterime girmesinin ardından birçok tartışmayı da beraberinde getireceği kesin olan filmin çekimlerinin eli kulağında!  Çekim çalışmaları ise Beykoz’dan başlayacak!

Atatürk’ün muhafızı idi!

Atatürk’ün muhafızı olan “Topal Osman Ağa”nın hayatını anlatacak olan film için Beykoz Deri Kundura Fabrikası’nda aslının kopyası bir “İkinci Meclis” inşa edildi. Farklı sahneler için farklı illerin kullanılacağı filmin tarihi Meclis çekimleri Beykoz’da yapılacak. Çekimleri 7 Nisan’da başlayacak olan sinema filminde 40- 60 yaş arası Beykozlular da gönüllü olarak rol alabilecekler!

Yapımcılığı, “Akarsu Yapım”; uygulama yapımcılığı ise “ Hacı Yapım”  tarafından gerçekleştirilecek olan filmin yüz kişilik bir oyuncu kadrosu bulunuyor. Filmin bütçesi ise 7 milyon dolar!

Yönetmen ve başrol oyuncuları ile konuştuk

Giresun doğumlu tarihi bir şahsiyet olan Topal Osman’a hemşerileri Giresunlular sahip çıkıyor. Bu amaçla İstanbul’da bulunan Giresun dernekleri, Beykoz Deri Kundura Fabrikası’nda bir araya geldiler ve hem aslına uygun inşası bitme aşamasına gelmiş bulunan Meclis salonunu gezdiler, hem de filmin çekimine maddi ve manevi katkıyı nasıl sunabilecekleri üzerinde fikir teatisinde bulundular.

İki katlı ahşap Meclis’in sıralarına oturan ve kürsüsüne çıkarak pozlar veren ziyaretçilerin önemli tarihi olaylara şahitlik etmiş II. Meclis’in havasını soluyormuşçasına orada bulunmaktan duydukları heyecan görülmeye değerdi!

İstanbul’un çeşitli ilçelerinden gelen Giresun derneklerinin ev sahipliğini ise Beykozlu Giresunlular Derneği Başkanı Hasan Karakaya yaptı.

Beykoz Güncel Haber olarak biz de toplantının yapıldığı film setinde idik. Burada filmin yönetmeni, başrol oyuncuları ve de Giresunlu dernek yöneticileri ile görüştük.

Filmin başrol oyuncularını tanıtarak başlayalım

Reha Beyoğlu (Topal Osman Ağa): Onu oynamak büyük bir onur

Filmin başrol oyuncusu, yani Topal Osman Ağa, aynı zamanda kendisi de bir Giresunlu olan ve rolü bir Giresunlu olduğu bilinmeden tamamen bir tesadüf sonucu kendisine teklif edilen okullu bir tiyatrocu: Reha Beyoğlu.

Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuar Bölümü’nden mezun olan tecrübeli oyuncu, sinema perdesine ve televizyon ekranına hiç de uzak değil. Kendisi daha önce, “ Av Mevsimi”,  “Umuda Yolculuk”, Unutulmaz”, “ Fatmagül’ün Suçu Ne?” gibi film ve dizilerde rol almış.

Reha Beyoğlu’na, canlandıracağı Topal Osman karakteri ile ilgili olarak neler hissettiğini sorduk: “ Osman Ağa benim için Cumhuriyet tarihine adını yazdırmış, büyük bir kahraman.  Vatanın bütünlüğü için hiçbir menfaat gözetmeksizin çalışmış biri. Ancak son zamanlarda birçok tarihi kitapta kendisiyle ilgili yanlış bir algılama var. İnşallah bu film ile tarih karşısında aklanacak. Onu oynamak büyük bir onur; ecdadınızı oynuyorsunuz.”

Meclis’te bugün bile kavgalar oluyor

Filmin 34 yaşındaki başrol oyuncusu sözlerini şöyle sürdürüyor:  “ Film, 1920’lerde geçiyor. O zamanlar malumunuz, iletişim olanakları şimdiki gibi değil. Meclis’te bugün bile hala kavgalar oluyor. 1920’ler Türkiye’sinde bir haber 2 kilometre ötedeki bir yere üç günde gidiyor. O dönemdeki bir insanın yapacağı tek şey, Atatürk ile birlikte ölüme gitmek.

Ayla Çakır ( İğneli Pembe): Topal Osman’ın sol koluyum!

Filmin tek kadın oyuncusu ise Ayla Çakır. Canlandıracağı tarihi karakterin adı da: İğneli Pembe. Kendisine neden “iğneli” Pembe denmiş, bunu film gösterime girdiğinde herhalde anlayacağız! Bu arada genç oyuncudan öğrendiğimize göre, kendisi yani İğneli Pembe, Topal Osman’ın “sol kolu” imiş!

Kurtuluş Savaşı’nın o zorlu günlerinde milis kuvvetlere hükmeden bir erkeğin “sol kolu” olunca bir kadın “iğneli” de, “kamalı” da, “maşalı” da olur diyor, ancak merakımızın giderilmesini sinema filminin gösterimine kadar erteliyoruz!

Bir sinema filmi için ilk defa kamera karşısına geçecek olan konservatuar mezunu 23 yaşındaki tiyatro oyuncusu Ayla Çakır’dan “İğneli Pembe” karakteri ile ilgili ipuçları istiyoruz:    Çakır, bizi, “ İğneli Pembe ata binen, tüfek kuşanan cengâver, gözü pek bir kadın” şeklinde cevaplıyor.

“Film çekildiğinde çok güzel olacak” diyen Çakır, konuşmasının devamında duygularını şu sözleri ile ifade ediyor: “İğneli Pembe’yi kaç kişi biliyor? Biz, tarihi kahramanlarımıza sahip çıkmıyoruz maalesef! Bu film, Giresunlu kadınlar için de bir gurur kaynağı olacak. Bu filme sahip çıkın!

Çakır, rolünün hakkını verebilmek için binicilik ve atıcılık dersleri de almış! Genç oyuncu, Beykoz’daki setin filmin Meclis sahneleri için kullanılacağını, bunun dışında Giresun, Afyon gibi illerde de çekimler yapılacağını sözlerine ekliyor.

Bu arada filmin yönetmeni Atilla Akarsu’nun, konuşmasının arasında “İğneli Pembe”den “alayın sancaktarı” olarak bahsettiğini de yeri gelmişken belirtelim!

Yönetmen Atilla Akarsu: Beykoz’a Çankaya Köşkü’nü kuracağız

Sinema filmi ile ilgili olarak kendisiyle bir görüşme yaptığımız yönetmen Atilla Akarsu ise sözlerine sağladığı malzeme ve mekân desteği dolayısıyla Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek’e teşekkür ederek başladı. Deri Kundura Fabrikası’nın bulunduğu alanın rahat ve geniş olduğunu ifade eden Akarsu, filmin Meclis sahneleri için kurdukları dekorun Deri Kundura Fabrikası’nın içindeki atölyede yapıldığını belirtti.

Yaptıkları işin ne aşamada olduğunu göstermek için Giresunlu derneklerinin başkan ve yönetim kurulu üyelerinin çağrıldığı özel bir toplantı düzenlemeye ihtiyaç duyduklarını belirten Akarsu, filmin çekimlerine Kasım 2011’de Giresun’da başladığını, ancak yaptığı çekimlerde gördüğü karelerde işin eksik tarafları olduğunu fak ettiğini belirtti. Akarsu, sözlerini şöyle sürdürdü:   “ Orada insan potansiyelinden yararlanamadık. Gönül isterdi ki, Giresun’da başladı, orada devam etsin.”

Akarsu, konuşmasının devamında belediyelerden malzeme destekleri aldıklarını belirtti ve yardımları dolayısıyla katkı sağlayan tüm belediyelere gazetemiz aracılığıyla teşekkürlerini iletti.

Yönetmen Akarsu, hava koşulları nedeniyle dekor işlerinin ve dolayısıyla da çekimlerin geciktiğini ve bunun da etrafta “ malzemelere ne oldu?” şeklinde bazı söylentiler yayılmasına yol açtığını da sözlerine ekledi.

Sırada Çankaya köşkü var!

Film çekimi sürecinde Ömerli Barajı’nın olduğu bölgeye Çankaya Köşkü’nü de inşa edeceklerini açıklayan Akarsu,  filmin Haziran ayı sonunda tamamlanacağını belirtti.

Özal gibi objektif bakan bir başbakan bulamadım!

Cumhurbaşkanı Özal’ın vefatıyla filmin çekilmesi projesinin de yarım kaldığını ifade eden Atilla Akarsu, “ ben de işin üzerine düşemedim. Çünkü bu projeye Özal gibi objektif bakan bir başbakan bekledim. Bu konuda Tayyip Erdoğan ile görüştüm. Ondan da destek alacağız, emin olun! Yani artık yollarımız açılıyor” dedi.

Filmde Atatürk’e saldırı yok

Bazı kişilerin, filmde Atatürk’e saldırı olacağı şeklinde bir endişe içerisinde olduklarını kaydeden Akarsu, “ böyle bir şey yok. Biz ne Ali Şükrü’ye, ne Topal Osman’a, ne de Mustafa Kemal’e saldırıyoruz. Sadece o günün şartlarını anlatıyoruz. Bu olayda iki şehit var: Biri Ali Şükrü’dür, diğeri Topal Osman’dır. O günün şartlarında bu gerekli miydi, bunu tartışacağız biz. Neden karşı karşıya geldiler? Kapalı bir tarihi açmaz iseniz, ne kadar kahraman olursa olsun, gölgede kalıyor. Önce bu gölgeyi kaldırmamız gerekiyor. Ben objektif bir biçimde aktarırım, tarihçi de gelir, adını koyar” açıklamasında bulundu.

Uygulayıcı Yapımcı Hacı Yılmaz: İnanmadan bir işe girilmez

Uygulayıcı – yapımcı kişi olarak, daha önce “Kurtlar Vadisi” filminin Cast Direktörlüğünü de yapmış olan Hacı Yılmaz da, film ile ilgili olarak bize, “ bir yapımcı, bir işe inanmadan girmez” yorumunda bulundu. Amaçlarının “gizli” kalmış olan tarihi gerçekleri ortaya çıkartmak olduğunu ifade eden Yılmaz, “Topal Osman hakkında herkes bir şey söylüyor. O, gün yüzüne çıkarılmamış biri” dedi. Filmin genel bütçesinin 7 milyon dolar olduğunu kaydeden yapımcı, bunun nedeni de şu şeklide açıkladı: “ Çünkü bir dönem filmi çekiyoruz. En zorlu çekimler, dönem filmleridir. Bunlarda figürasyon, işçilik, oyuncu, kostüm, aksesuar, dekor malzemeleri, sanat grupları ve mekân masrafları daha çoktur. Her ekip dönem filmi çekemez. Sinema zaten çok ayrı bir şeydir; ne reklam, ne de diziye benzer.”

Film için ne dediler?

Hasan Karakaya: Karanlık oyunlar ile karalanmaya çalışıldı

Beykozlu Giresunlular Dernek Başkanı Hasan Karakaya ise Topal Osman Ağa filmi ile ilgili olarak şunları söyledi: “Topal Osman, milli mücadelede kayıtsız ve şartsız Türkiye Cumhuriyeti için canını ve hemşerilerini ortaya koymuş milli bir kahramandır. Giresun’dan ‘42. ve 47. alay’ olarak iki gönüllü alay çıkarmıştır. Bu, Türkiye’de ilktir. Babası, bedelini ödemiş olmasına rağmen, yani askerlik mecburiyeti bulunmamasına rağmen gönüllü olarak Balkan Savaşı’na katılmış, orada yaralanarak topal kalmıştır. Ancak daha sonraki süreçte bir takım oyunlar ile karalanmaya çalışılmış ve bu karanlık süreç bugüne kadar maalesef aydınlatılamamıştır.

Bizler, Topal Osman’ın torunları olarak onun bir kahraman olduğunu ve önemini biliyor, ona sonuna kadar sahip çıkıyoruz. Bu karanlık sürecin aydınlatılması için de bu filme sahip çıkıyoruz. Filme gereken maddi manevi her türlü desteği sağlayacağız.”

Giresun Federasyonu Başkanı Halil Kütük: Film, Türkiye için çok önemli

“Topal Osman Ağa ve arkadaşları, Kurtuluş Savaşı’nın en önemli aktörlerindendir. Öyle ki, Kurtuluş Savaşı’nın bütün cephelerinde savaşmışlardır. Giresun ilimizin de Kurtuluş Savaşı’nda çok önemli bir yeri vardır. Çünkü Türkiye’de iki tane gönüllü alayı oluşturarak Kurtuluş Savaşı’na gönderen tek ilimizdir. Geçmişimizi geleceğimize taşıyabilmek için tarihi olayları çok iyi analiz etmek ve bunu gelecek nesillere mutlaka aktarmak durumundayız. Topal Osman Ağa filmi, bu nedenle Giresunlular ve Türkiye için çok önemli olacaktır.”

Turgut Özal’ın babası Topal Osman ile görev yaptı

“Bu filmin hayata geçirilmesiyle ilgili çalışmalar 20 yıl öncesinden başladı. Eski Cumhurbaşkanlarımızdan rahmeti Turgut Özal ile bu konuyu yaklaşık 1,5 saat süreyle görüşmüştük. Özal, Topal Osman Ağa’yı bize, bizlerden daha iyi anlatmıştı. Hatta babasının Meclis’te Topal Osman Ağa ile birlikte görev yaptığını da ifade etmişti. Biz, “Giresun Federasyonu” olarak bu filme maddi ve manevi destek veriyoruz.”

Giresun Federasyonu Başkanı Hasan Turan: Film, Beykoz’a artı değer katacak

“Tarihi bir ortamda, atalarımızın oturduğu sıralardasınız. Filmin yapılması ile ilgili olarak 1992 yılında yönetmen Atilla Bey ile bir çalışma başlatmıştık. Atilla Bey, o günden bu güne bu filmin yapılmasını ısrar ile sürdürdü; bunun için kendisine teşekkür ediyorum. Giresun dernekleri olarak safları daha sıklaştırmalıyız. Böyle olduğu takdirde Topal Osman Ağa filminin çekimlerine daha fazla yardımcı oluruz.”

Film, Beykoz’a artı değer katacak

“Topluma mâl olmuş şahsiyetler bütün milletindir, çünkü millet ile ilgili işler yapmışladır. 15 yıl bu meseleyi konuşup da bir netice alamamış olmak bu mevzûya yakışmaz. Bu film gösterime girdiği an Türkiye’nin gündemi olacak. Bu film oynandığında Beykoz’a da bir artı değer katacaktır. Beykoz’daki yerel yönetimlerin ve idari makamların bu işe herkesten fazla sahip çıkması lâzım. Şu ana kadar yapmış oldukları tüm katkılar için de Beykozlu yetkililere teşekkürlerimizi iletiyoruz.”

Beykoz’dan 100 kişi aranıyor!

Beykoz Güncel Haber olarak duyurması bizden: Filmin yönetmeni Atilla Akarsu, filmin Meclis sahnelerinde sıraları ve locaları doldurmak üzere Beykoz’dan 40- 60 yaş arasında erkeklere ihtiyaç duyulduğunu belirtti! Meclis sahnesinin çekimleri 7 Nisan tarihinde başlayacak olan bu tarihi bir filmde rol almak isteyen emekli ve beyaz perdeyi seven Beykozlular’a duyurulur!

Ansiklobedik bilgilere göre, Topal Osman Ağa kimdir?

1883, Giresun’da doğdu, 2 Nisan 1923’te Ankara’da öldü. Türk asker, milis yarbayı. Mustafa Kemal'in Giresunlular’dan oluşan ve 19 Mayıs 1919'dan itibaren yanından ayırmadığı muhafız kıtasının komutanıdır.

Topal Osman Ağa, Balkan Savaşları, Balkan harbinde Çatalca cephesinde Bulgarlar’a karşı savaşırken sağ diz kapağından yaralandı. Şişli Etfal Hastanesi’nde tedavi oldu. İstiklal Harbinde Enver Paşa’nın Anadolu'ya girişini engelledi. Sakarya Savaşı’nda emrindeki Giresun Gönüllü Alayı’nın mermisi bitince, düşmana kamalarıyla saldırdı. Koçgiri İsyanı'nın bastırılmasında görev aldı.

Atatürk'ün muhafız alay komutanı oldu. TBMM’deki muhafız kıtası asker bulundurma geleneği Topal Osman ve Giresunlu hemşerilerinden buyana devam etmektedir. Bugün bile halen tartışılan Meclisteki asker olayı o dönemden kalan bir gelenektir. Zira sadece Giresunlu muhafızları Gazi’yi korumak için meclise silah ve mühimmatlarıyla birlikte girme ve oturumları dinleme ayrıcalığına sahiptiler.

Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi

Topal Osman Ağa, 27 Mart 1923 tarihinde, bir gün evvel TBMM'de Mustafa Kemal Paşa'yla ağır şekilde tartışan milletvekili Ali Şükrü Bey'i evine davet etti, birlikte kahve içtiler. Daha sonra Ali Şükrü Bey evden ayrıldı. Bir müddet sonra Ali Şükrü Bey'in kaybolduğu haberi Ankara'da yayıldı. Yapılan aramalarda, Ali Şükrü Bey'in cesedi Çankaya sırtlarında Mühye Köyü civarında boş bir tarlada gömülü bulundu.

Üzerinde yoğunlaşan şüpheler üzerine TBMM deki muhalefet tarafından Topal Osman Ağa hakkında yakalama emri çıkartıldı. Mustafa Kemal, Başbakan Rauf Orbay'a "Topal Osman'ın çok yiğit bir adam olduğunu" belirterek, bu yüzden yakalama işinin kendi muhafız taburuna bırakılmasını ve polis ve jandarma'nın bu işe karışmamasını istedi.

Bu olayın ardından Ankara'da, Ayrancı Bağları'nda Papazın Bağı’nda bulunan Topal Osman ve Giresunlu muhafızlar muhalefetin emrine uymaz. Teslim olmalarını isteyen haberciyi öldürerek çatışmaya girer. Ancak daha sonra kardeş kavgasına meydan vermemek için fazla direnmeyen Giresunlular’dan bazıları ve Topal Osman Ağa yaralı olarak ele geçirildi. Topal Osman, daha sonra hayatını kaybetti.

Gazi’nin bu olaya çok üzüldüğü, Topal Osman'ın bir Cumhuriyet şehidi olduğunu ifade ettiği ve TBMM kararıyla mezarından çıkarılıp Meclis kapısında asılarak teşhir edilmesine ise büyük tepki gösterdiği söylenir.

Haber: Arzu Başlantı

Reklam

YORUMLAR...