''Beni döven oğlum, 'anne' demeye başladı''

''Beni döven oğlum, 'anne' demeye başladı''

Uluslararası Hakların Korunması ve Eğitim Derneği (HAKEDER) Beykoz Şubesi, “Aile İçi Şiddeti Önleme” konulu bir eğitim semineri düzenledi.

Uluslararası Hakların Korunması ve Eğitim Derneği (HAKEDER) Beykoz Şubesi, Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü TDP Büro Amirliği’nin işbirliği ile “Aile İçi Şiddeti Önleme” konulu bir seminer düzenledi. Programın konuğu bu konuda Amerika’da ün yapmış bir isim olan Prof. Dr. Evan Stark’tı.

Seminer, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nin konferans salonunda gerçekleştirildi.

Kültür Merkezi’nin ilk “resmi” toplantısı oldu

Seminerin yapıldığı saatler, Kültür Merkezi’nin resmi açılış törenine denk geldi. Gerçekleşen açılış merasiminin öncesinde birçok programa ev sahipliği yapmış olan Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi, Beykoz idari erkânının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile birlikte kurdela kesmesinin ardından ilk “resmi” toplantısını bu şekilde HAKEDER’in bu organizasyonu ile gerçekleştirmiş oldu. 

Uluslararası Hakların Korunması ve Eğitim Derneği (HAKEDER) Beykoz Şubesi Başkanı Ayşe Çelikbilek ile Yönetim Kurulu üyelerinin ev sahipliği yaptıkları seminere, Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü yetkilileri ve vatandaşlar katıldılar.

Seminere Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden Emniyet Müdürü İrfan Bekaroğulları, Müdür Yardımcısı Tülay Çik ve TDP Büro Amirliği yetkilileri ile polis memurları katıldılar.

HAKEDER’in renkli konuğu

HAKEDER’in seminerine konuşmacı olarak katılan ABD’li konuk Prof. Dr. Evan Stark ise  oldukça renkli bir kişiliğe sahip. Rutgers Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Stark, “aile içi şiddet” konusunda birçok projede imzası olan ve bu konuda eğitimler vermiş bir isim. Prof. Evan Stark, Connecticut Eyaleti’nin Aile İçi Şiddet Yasa Taslağı’nın hazırlanmasında da katkıda bulunmuş.

Prof. Dr. Stark, aynı zamanda Amerika’nın ilk şiddet mağduru kadın sığınma evlerinden birinin de kurucusu.

Simultane çeviri yapıldı

Prof. Stark’ın aile içi şiddet konusunda bir slayt sunumu eşliğinde İngilizce olarak yaptığı açıklamalar, salona hazır bulunan iki mütercim tercüman tarafından simultane olarak Türkçeye çevrildi.

Türkiye’de aile içi şiddet konusunda da araştırma yaptı

Prof. Dr. Evan Stark, Türkiye’de de aile içi şiddet konusunda araştırma yapmış biri. Amerikalı profesör, HAKEDER Beykoz şubesinin düzenlediği seminerde yapmış olduğu çarpıcı araştırmaların sonuçlarını da konuklar ile paylaştı.

ABD’de 1 milyon kişi gözaltına alındı

Konuşmasında, ABD’de şiddete son verme programı ile 1 milyon kişinin gözaltına alındığını ifade eden Porf. Dr. Stark, “Uyguladığımız şiddete son verme programı ile 1 milyon kişi gözaltına alındı ancak bu kişilerden biri bile hapse girmedi. Bunun sebebi ise mahkemenin şiddeti ‘ev içi’ olarak tanımlamasıydı” açıklamasında bulundu.

Türk kadınları polise ihbarda bulunmuyor

Türkiye’de her 100 kadından 12’sinin şiddet gördüğünü ancak içlerinden sadece birinin bunu açıkladığını belirten Stark, “Kadınlar, ilk kez şiddet gördüklerinde bunu açıklamıyor. Kadın üç, dört kez şiddete uğradıktan sonra bu durumu açıklayabiliyor. Polise şikâyetçi oluyor ancak polisin yaklaşımı bile, kadının bu durumu abarttığı şeklinde oluyor. Yani toplumda şiddete değil, şiddetin derecesine önem veriliyor. Oysa, önemli olan şiddetin sıklığıdır” dedi.

ABD’de halk 30 yıl boyunca eğitildi!

Türk kadınlarının maruz kaldıkları şiddeti polise bildirme oranlarının yüzde 2 ila 5 arasında olduğunu kaydeden Prof. Dr. Stark, bir kıyaslama olarak kendi ülkesi ile ilgili şu açıklamayı yaptı: “ ABD’de 30 yıl boyunca halkı eğiterek ve kanunları değiştirerek bu bildirim oranını yüzde 50’ye çıkarmayı başardık.”

Şiddetin yüksekliği değil, sıklığı önemli

Prof. Dr. Evan Stark, aile içi şiddetin yüksekliğinin şiddet gören kadının yaralanma seviyesi ile ölçülmesinin doğru olmadığını ifade ettiği konuşmasında, yetkili birimlerin yanlış bir algıyla, hastaneye kadar varmış olan ya da çok ciddi görünen vakalar üzerinde inceleme yaptıklarını kaydetti. Stark, bunun aksine aile içi şiddet olaylarının büyük bir bölümünün polisin “ciddi” olarak algılamadığı vakalarda oluştuğunun tespit edildiğini belirtti.

Amerikalı öğretim görevlisi; “Fiziksel şiddette ille de bir kemiğin kırılması ya da ölümcül yaralanmaların olması gerekmiyor, önemli olan saldırının sıklığıdır. Kadınlara yönelik şiddetin en önemli noktası, düşük seviyedeki saldırıların çok sık bir şekilde meydana geliyor olması” açıklamasında bulundu.

Şiddet uygulayan erkeğin kalp atışları yavaşlıyor!

Amerikalı profesör, aile içi şiddet konusunda tespit ettikleri önemli bir bulguyu da katılımcılar ile paylaştı. Stark, şiddetin erkeklerin çoğu için adeta bir “rutin” haline geldiğini ifade ederek, ABD’de yapılan bir araştırmada, şiddet uygulayan erkeğin kalp atışlarında bir yavaşlama görüldüğünü, bunun da erkeğin kadına şiddet uygularken sakinleştiğini gösterdiğini belirtti. 

Cinsel şiddet

ABD’li konuşmacının yaptığı çarpıcı araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye’de kadınların yüzde 6’sı aile içi şiddete maruz kalırken, aynı zamanda cinsel şiddete de maruz kalıyor. Erkeğin kadına uyguladığı bu cinsel şiddet de, sürekli bir nitelik arz ediyor.

Şiddet, olayın en kötü yanı değil

Prof. Dr. Evan Stark, konuşmasına yaşadığı tecrübelerden de anekdotlar ekledi. Bir zamanlar sığınma evine kabul ettikleri kadınlardan birinin kendisine “ şiddet, olayın en kötü yanı değil” şeklindeki bir açıklama yaptığını anlatan Stark, kadının bu ifadeyle aslında aile içi şiddetin bir türü olan ‘baskıcı kontrol’ durumunu kastettiğini söyledi.

ABD’li profesör, hem kendi ülkesinde hem de Türkiye’de yetkililere başvuran kadınların yüzde 60 ile 80’inin, sadece şiddete değil, “baskıcı kontrol”e de maruz kaldıklarını belirtti.

Kadınlarda olağanüstü bir korkuya sebep oluyor

Stark’ın verdiği bilgilere göre, erkeğin kadın üzerindeki “baskıcı kontrol”ü, düşük ve rutin seviyede seyreden bir şiddet türü ve bu, kadınlarda olağanüstü bir korkunun oluşmasına sebebiyet veriyor. Erkeğin karısının ya da sevgilisinin telefon kullanmasını, ailesi veya arkadaşlarıyla görüşmesini, evden çıkmasını ya da araba kullanmasını yasaklaması “baskıcı kontrol”e verilebilecek örneklerden sadece bazıları.

Kadına gözdağı vermek

Stark, baskıcı kontrol ile ilgili olarak ayrıca şu açıklamalarda bulundu: “ Baskıcı kontrolün bir diğer unsuru, kadına gözdağı vermek.  Yani, ‘ ya şunu yaparsın, ya da şöyle olur’ veya ‘ seni öldürürüm,’ ‘ailene zarar veririm’ örneklerinde olduğu gibi.”

Kadını takip eden erkek

Baskıcı kontrolün en önemli unsurlarından birinin de “kadını takip etmek” olduğunu ifade eden Prof. Dr. Stark, cinayet ile sonuçlanan vakalarının en büyük kısmının bu tür olaylarda yaşandığını ifade etti.

“Mükemmel koca” görüntüsü sizi yanıltmasın!

Stark, bu anlatımını ilginç bir vaka ile de örneklendirdi. Karısına ‘beni kıskandıracak işler yapma” kuralını koyan şiddet eğilimli ABD’li bir kocanın, futbol oyuncusu olan karısının her oyununu izlemeye gittiğini ancak adamın, gol attıkça insanların da ilgisini çeken eşini kıskanması üzerine maç arasında sahaya inerek, ona ‘terlediği’ gerekçesiyle bir kazak uzattığını belirtti.

Bu örnekte, kocanın sahaya inmesinin aslında kadına “ yeter artık, ilgi çekiyorsun, beni kıskandırıyorsun. Bu kazağı giy, kollarını kapat, çünkü akşam o kollara vuracağım” şeklinde sadece kadının anladığı gizli bir mesaj içerdiğini belirten Stark, bu durumu yaşayan kadının da bu andan itibaren artık gol atamadığını, motivasyonunun kaybolduğunu ve akşam eve gittiğinde de, kocasının şiddetine maruz kaldığını belirtti.

Dışarından bakanlar için bu adamın “karısının hiçbir maçını kaçırmayan ve ona üşümemesi için kazak getiren mükemmel bir koca”  imajı çizdiğini belirten Prof. Dr. Stark, kocasının ya da sevgilisinin davranışının, gülüşünün, bakışının veya sözünün gerçekte ne anlama geldiğini ise sadece mağdurun anladığını belirterek, “ bu durumun en tehlikeli yanı da bu” dedi.

Yetkililere uyarıda bulundu

Amerika’daki çeşitli polis birimlerine aile içi şiddet konusunda danışmanlık hizmeti de veren Prof. Dr. Stark, salonda bulunan yetkililere şu bilgiyi aktardı: “ Mağdurun korku derecesi yüksek ise, neler oluyor diye sormalıyız. Bir olaya baktığınızda, olayın ne kadar ciddi olduğunu anlamanız için korku seviyesi, şiddet ve yaralanma seviyesi ile kontrol ve izolasyonun seviyesine bakın. Eğer bu unsurların seviyeleri yüksek ise, durum da o kadar tehlikeli demektir ve bir o kadar da müdahaleyi gerektirir.”

İrfan Bekaroğulları: STK’lar şiddete maruz kalmış kadınlar ile ilgili inisiyatif almalı

Amerikalı profesörün yaptığı bilgilendirici konuşmanın ardından kürsüye çıkarak bir teşekkür konuşması yapan Beykoz İlçe Emniyet Müdürü İrfan Bekaroğulları ise, misafirlerine Toplum Destekli Polislik uygulamaları çerçevesinde başlattıkları “ Aile Destek Projesi” hakkında bilgiler verdi. Bunun bir adli ya da koruma amaçlı bir proje olmadığını ifade eden İlçe Emniyet Müdürü, 2011 yılı içinde gerçekleşen aile içi şiddet vakaları ile ilgili bir liste çıkardıklarını ve şiddete maruz kalan aileleri evlerinde ziyaret ettiklerini belirtti.

Program kapsamında şu ana kadar elli aileyi ziyaret ettiklerini söyleyen Bekaroğulları, bundaki amaçlarının ise, şiddete maruz kalan bu insanların devleti yanlarında hissetmelerinin sağlanması olduğunu ifade etti. İlçe Emniyet Müdürü, “bu, polislikten ziyade insani boyutu olan bir çalışma. Bu aileler ile aramızda bir köprü oluştu” dedi. Bekaroğulları, bu kadınların topluma kazandırılmalarında STK’ların önemine vurgu yaptı.

Şiddet mağduru kadın sahneye çıkarak konuşma yaptı

İlçe Emniyet Müdürü sahnede konuştuğu sırada Emniyet Müdür Yardımcısı Tülay Çik, şiddet görmüş bu kadınlardan birinin salonda bulunduğunu ve bu konuda konuşmak istediğini belirtti.

Çik ve Bekaroğulları arasında konuşma yapan şiddet mağduru ise, oğlundan ve eşinden şiddet görmüş olduğunu ancak yaptığı şikâyetin sonrasında Emniyet mensupları ile Kaymakamlık’tan oluşan bir heyetin evine ziyarete gelmesiyle birlikte, hayatının tamamen değiştiğini ifade etti.

Beni döven oğlum, bana ‘anne’ demeye başladı

Yetkililer tarafından yapılan bu ziyarete çok şaşırdığını ifade eden mağdure, “ ailemden bile hiç kimse bana böyle sahip çıkmadı. Bu ziyaretten sonra, kocamın ve oğlumun bana bakışı değişti. Kendime güvenim geldi; kendimi çok iyi hissediyorum. Oğlum bana ‘anne’ demeye başladı. Çocuğum bana insan gibi davranıyor; bu ziyaret hayatımızı değiştirdi” dedi. 

Ayşe Çelikbilek, Prof. Stark, Bekaroğulları ve Çik’e çiçek takdim etti

Yapılan bu konuşmaların ardından ise HAKEDER Başkanı Ayşe Çelikbilek; Prof. Stark, İlçe Emniyet Müdürü Bekaroğulları ve Emniyet Müdür Yardımcısı Çik’e çiçek takdim etti.

Kamile Canbay: Uygulayıcılarımız bazı şeyleri bilirler ise daha faydalı olur

Seminerin sonunda, toplantının organizatörü ve aynı zamanda HAKEDER Yönetim Kurulu üyesi olan “Toplumsal Konuları Araştırma ve Geliştirme Derneği Başkanı” Kamile Canbay ile ayaküstü kısa bir röportaj yaptık. Canbay, seminerin düzenleniş amacı ile ilgili olarak Beykoz Güncel Haber’e şunları söyledi: “ Aile içi şiddet konusu gündemde. Bu konuda yeni bir yasamız var ancak henüz uygulanmaya başlamadı. Biz, bu konuda uygulayıcılarımız bazı şeyleri bilerek uygularlar ise daha faydalı olur diye düşünüyoruz. Bu semineri de bu amaç ile düzenledik.”

Haber: Arzu Başlantı

Reklam

YORUMLAR...