Reklam
Murat Aydın: Beykoz halkını zenginleştireceğiz

Murat Aydın: Beykoz halkını zenginleştireceğiz

Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın, ilçedeki yerel basının temsilcileriyle ikinci kez buluştu.

31 Mart seçimlerinin ardından ilk olarak Ramazan Ayı’nda yerel basın temsilcileriyle sahurda bir araya gelen Başkan Murat Aydın, 5 aylık hizmet süresinin sonunda bir kez daha yerel basın temsilcileriyle kahvaltılı toplantıda bir araya geldi. 

Karlıtepe Mesire Alanı’nda gerçekleştirilen kahvaltılı toplantıya Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın‘ın yanı sıra Belediye Başkan Yardımcıları Fatih Sağlam, Bünyamin Korkmaz, Selami Keskin ve Engin Köklü ile İletişim Koordinatörü Enes Buladı katıldı.

Karşılıklı sohbet havasında gerçekleşen toplantıda Başkan Aydın, Beykoz üzerine gelecekte neler yapılacağını, plan ve projelerine dair fikirlerini basın mensuplarıyla paylaştı. Önemli açıklamalar yapan Aydın, kaçak inşaat konusunda net bir tavır ortaya koyarak “Benim dönemimde kim kaçak inşaat yaparsa yıkılacaktır.” ifadelerini kullandı.

Basın mensuplarının sorularını da cevaplayan Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın’ın sohbet havasında yapmış olduğu açıklamaların satır başları kısaca şöyle;

Konuşulduğu gibi bir ağaç kesilmedi

Kavacık Opet yanındaki belediyeye ait arazide ağaçlar kesildiği yönündeki iddialar konuşulduğu gibi değil. Belediyeye ait bu araziye etrafı kapansın diye çit niyetine yıllar öncesinden bitkiler dikilmiş. Bu bitkiler zaman içerisinde o kadar büyümüş ki ağaca dönüşmüş ve içerisi de görünmüyordu. Özellikle gece burası ile ilgili çok şikayetler geldi. Kesimden önce bir bilgilendirme yapılmalıydı tabiki ama konuşulduğu gibi bu kesilenler ağaç felan değil. Burada birileri araziyi bu ağaçlarla çevirip rant elde etmek istiyordu ama buna müsaade etmedik. Böylelikle araziyi açığa çıkarmış olduk.

Kim kaçak inşaat yaparsa yıkılacaktır

Bundan sonra kaçak yapılaşma kesinlikle olmayacak. Yapılırsa yasaları harfiyen uygulayacağız. Yasaların işletilmesi demek bu bölge SİT Alanı olduğu için hapis cezası demek. Bu yapanla, yaptıranla ve göz yumanla da ilgilidir. Seçimden önce gerçekleşen yıkımlar hazine arazisine yapılan binalarla ilgilidir. Bu inşaatları yapanlar ayrıca ‘Biz Başkanı yetkilileri gördük’ diyor ve inşaatı yapıyor. Bizde gittik yasatı burada ilettik. Seçim sonuçlarına baktığınızda yıkım yapılan yerlerdeki oylarda düşme yok varsa da çok az. Devlet İmar Barışı ile bir milat gerçekleştirmiş ve bundan sonra kaçak yapılaşma olmayacak demiş. Bizde seçimden önce kaçak yaptırmayacağımızı, yaptırırsak da herkese yaptıracağımızı beyan etmiştik zaten. Biz imar planlarının bir an önce çıkması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz ve bu çerçevede hareket edilecek. Açık ve net söylüyorum benim dönemimde kim kaçak inşaat yaparsa yıkılacaktır. İmar planlarının yapılması ve imar barışı yasasının da uygulama şeklinin ortaya çıkması ile vatandaşlarımız rahat bir nefes alacaktır.

İmarı çözemezsek başarısız olmuşuz demektir

Yücel Bey döneminde yapılan İmar planlarının bir kısmı iptal edildi. Geçmişten bugüne gelen çalışmaların temelinde mahkemelerin durdurduğu planlardaki pürüzler giderilecek şekilde imar çalışmaların sürdürüyor. Beykoz’un en temel sorunu olan imar konusunu bu dönem inşallah çözeceğiz. Çözemezsek başarısız olmuşuz demektir. İmar geldi herkes inşaat yapacak diye de kimse bir beklentiye girmesin. Beykoz betona dönüşür. Öyle bir şey yok.

Planlar iptal edilmeseydi nüfus 750 bin oluyordu

İptal edilen Karlıtepe planlarını incelediğimizde eğer bu planlar uygulanmış olsaydı mevcudun 3 katı bir yapılaşma ortaya çıkacaktı. Karşıya geçip baktığınızda yeşil göremiyordunuz. Bir katliam ortaya çıkacaktı. Bu yaklaşımla planlar yapılmış olsaydı Beykoz’un nüfusu 750 bin oluyordu. Planlarda 330 bin olarak yazılmış ama plan notları şunlar bunlar vs. nüfus 750 bini buluyordu. Bu ne demek Beykoz’un yaşanılmaz bir hale gelmesi demek. Bu olmaz. Başka Karlıtepe’miz yok. İstanbul Boğazı başka yok. Beykoz’un doğallığını koruyarak bir takım sorunları çözmek zorundayız.

“Koca adama bak bisiklete biniyor” dediler

Bisikleti gerçekten günlük yaşamın içine kattığınızda mutluluk veriyor. Beykoz insanımızın daha mutlu olması için çalışıyoruz. İmar çalışmaları gibi bu tür konularda da çalışma yapıyoruz. Ben makam arabalarıyla da dolaşabilirdim imkanım var. Ama ben bisiklet ile dolaşıyorum. Niye örneklik teşkil etsin diye. Biz bu tepkileri geldiğimiz yerde de gördük. Koca adama bak bisiklete biniyor. Adımız bisikletçi oldu. Ama orada yüzde 80’e yakın ciddi bir destek aldık. Beykoz’da bu oran yüzde 90’ı bulur. Buranın coğrafyası bisiklet binmeye engel değil. Biz bisikleti günlük yaşamın içerisine katacağız. Kültür yaşayarak oluşur. Önce belediye başkanı sanatçılar, sporcular v.s bunu kullanacak ki sonra diğerleri gelsin. Bunun kolay olabilirliğini göstermek istiyoruz. Beykoz’un sahili bir tane. Bu yolu genişletme şansımız var mı? Yok. Ancak her şeyi yıkarsak var ama bu dokuyu korumamız gerekiyor. O zaman ne yapacağız elektrikli araçlar ve bisiklet, havayı kirleten diğer araçların yerini alacak. Deniz yolunu güçlendirip, teleferiği devreye sokacağız. Yapabildiğimiz kadar otoparklar yapacağız. Bu alt yapı oluştuktan sonra Beykoz’da oturmayanlar otomobili ile Beykoz Sahili’nde dolaşacaksa ücret ödeyecek.

24 saat yaşayan bir sahil planlıyoruz

Sahil düzenlemesi ile ilgili çalışma bölüm bölüm devam ediyor. Belediye ve Kaymakamlık bölgesi ile ilgili bir çalışma yapılıyor. Biz bu bölgeyi 24 saat yaşayan kültür odaklı ama kamunun da irtibat noktalarının olduğu bir alana dönüştürmeyi planlıyoruz. Bu Beykoz’a önemli bir ivme kazandıracaktır.

Beykoz’a olan vefanızı ödeyin!

Cumhurbaşkanımızın bilgisi dahilinde İş Bankası ve Şişecam ile görüşmelerimiz de devam ediyor. Camı işin içine katmak koşulu ile eski fabrikanın bulunduğu alanda yapılacak otel vs gibi çalışmaya destek vereceklerini söyledik. Bir çalışma başlatıldı. Süreci takip edeceğiz. Kendilerine “Buradan çok şey kazandınız, istiyoruz ki Beykoz’a olan vefanızı ödeyin, yoksa biz Paşabahçe adının kullanılmasını istemiyoruz” gibi şakayla karışık espri de yaptım. Tamam, otel de olsun ama camla ilgili de bir çalışma yapılmasını da istedik.  Eğer bu olursa fabrika döneminden daha çok Beykoz halkına katkısı olacaktır.

Beykoz halkını zenginleştireceğiz

Belediyelerin gelirleri belli. İller bankasından gelen pay ve emlak vergisi geliri işin lokomotifidir. Beykoz Belediyesi çöp toplamanın dışında başka bir iş yapmazsa yıllık en az 200 milyona ihtiyacı var. Beykoz’un geliri de 100 milyonu geçmiyor. Beykoz’da bu dönem emlak vergisinden toplanan rakam 23 milyon civarı. Garibandan tabiki vergi almayacağız ama Beykoz’da bir daireye 3-5 milyon veriyorsa tabiki ondan vergi alacağız. Yücel ağabeyin 2B uygulaması olmasaydı Çok kötü bir belediye olacaktı. Şu anda Beykoz kasasında para olan ender belediyelerden bir tanesidir. Ama bu para en fazla 2 yıl içerisinde bitecek. Çünkü gelir giderin yarısını karşılamıyor. Sürdürülebilir gelir alanlarının oluşturulması lazım. Beykoz, İstanbul’un en zengin belediyesi olabilir. Bunun olması için de halkının zenginleştirilmesi gerekir. Bizim politikamız da Beykoz halkını zenginleştirmektir. Bunun zaman içerisinde göreceksiniz. Diyelim ki Şili’de bir vatandaş, tatilini yurt dışında geçirmeyi planladı. Cebine parayı koydu ve ben tatilimi nerede geçirsem diye düşünüyor. Aklına Beykoz’u getireceğiz. Gelsin Türkiye’ye, İstanbul’a, Beykoz’a buranın güzelliklerini yaşasın parasını harcasın gitsin. Dünyanın herhangi bir yerinde turist Eurosport da canlı yayınlanan ve Beykoz’da gerçekleşen bir bisiklet yarışını görecek ve ne ilginç yermiş diyerek gelip görecek. Yılda en az bir tanesi uluslararası olacak şekilde bu tür 7-8 yarış yapacağız. Bu yolla 3-4 saat Beykoz televizyonlarda canlı yayınlanacak ve oradan bir göz aşinalığı olacak. Bisiklet ile bizim yaşamımızı kolaylaştırmanın yanı sıra, bunu da hedefliyoruz.

Riva’da 30-40 ton karpuz üretimi yapanlar var

Beykoz Karpuzu nerden çıktı diyorlar. Aday olduğum zaman birçok arkadaşa araştırma yaptırırken eskiden Riva bölgesindeki köylerde İstanbul’un karpuz, sebze ihtiyaçlarını karşıladığını, eskiden bol miktarda karpuz üretildiğini öğrendim. Köyleri de dolaşırken hep sordum hatta bana ne karpuzu dediler. O dönem Beykoz’da 5-6 kişinin karpuz ektiğini öğrendim. O zaman üreticilerden ekim yapmaları konusunda söz aldım. Riva vadisinde 30-40 ton üretim yapanlar var. Karpuz Festivali’nde gerçekleşen yarışmaya 21 üretici müracaat etti. Amacımız Beykozlu karpuz üretsin de gitsin halde satsın değil, İstanbullu buraya yemeye gelsin bölgede hareket olsun istiyoruz.

Festivaller devam edecek…

Yöre dernekleri ile birlikte Kültür Festivali yapacağız. Derneklerin sanatçı vs. tüm masrafları bize ait olacak ayrıca stantlarında kültürlerini tanıtmaları için 5’er bin lira para desteği vereceğiz. Bu etkinlikte Serebral Palsi hastalığına da dikkat çekilecek. Yine 7 Eylül’de Küçüksu Çayırı’nda Mısır Festival yapacağız. Aralık ayının ilk haftası faydalı olacağına inandığımız 3 günlük Beykoz Sempozyumu yapacağız. Seneye festivallerin bilimsel ayağı da olacak.

Bazı belediye birimlerini Çavuşbaşı’na kaydıracağız

Çavuşbaşı bölgesi sanki Beykoz’dan bağımsız gibi düşünülüyor. Onların da kendisini tam Beykoz’un içerisinde hissetmesi lazım. Bu yüzden Tarım, Spor, Destek ve Ulaşım Müdürlüğünü gibi belediye birimlerini Çavuşbaşı’na kaydıracağız.

Kulüp binası Milet Kütüphanesi olacak

Beykoz Spor Kulüp binası olarak bilinen sahildeki bina 24 saat 365 gün açık olacak şekilde güzel bir Milet Kütüphanesi olacak. Bu yönde çalışmalarımız sürüyor. İstanbul’un en güzel yerinde ders çalışmak isteyen gençlere 24 saat hizmet edecek.

Paşabahçe Vapuru sökülerek kaldırılacak

Paşabahçe Vapuru ile ilgili Liman Başkanlığı bize bir yazı yazdı. Geminin 45 gün içerisinde ayağa kaldırılmasını istedi. Bizde cevaben bunun mümkün olmadığını beyan ettik. Batma tehkilesi yüzünden boğaz geçişine izin vermiyorlar. Yerinde sökümü ile ilgili bir gündem var. Liman Başkanlığı yakın zamanda bununla ilgili bir ihale yapacak. Böylelikle gemi oradan kalkmış olacak.

YORUMLAR...